"Şüphesiz biz insanı karmaşık bir damla sudan yarattık.Onu deniyoruz.Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.Biz ona yolu gösterdik;(artık o,)ya şükredici olur ya da nankör."
(İnsan Suresi 2-3.Ayetler)
Yorumum:
Ayette,denenmekte olan insanın iki yoldan birini,yani şükrü ya da nankörlüğü seçeceği belirtilmiştir.Dolayısıyla ayette,şükretmenin imanla,şükretmemenin ise küfürle eş tutulduğu açıkça görülmektedir.Azabın temelinde de şükretmemek vardır.Alllah,iman edip şükredenler için azabın söz konusu olmadığını müjdelemektedir:
"Eğer şükrder ve iman ederseniz,Allah azabnzla ne yapsın ?Allah şükrün karşılığını verendir ,bilendir."
(Nisa Suresi,147.ayet)
Yorumum:
Bu ayette de olduğu gibi Allah şükrün karşılığnı vereceğini,şükredenlere nimetini arttıracağını ve onları ödüllendireceğini kur'an'ın başka bir çok ayetinde de bildirmiştir.
Bazı kimseler şükretmek için kendilerine çok büyük,çok özel bir nimetin gelmesini,ya da çok büyük bir sorunlarının çözülmesini beklerler.Oysa biraz dikkat edildiğinde,insanın her anının nimet içinde geçtiği görülür.Hayatı,sağlığı,aklı,şuuru,beş duyusu,nefes aldığı hava ve bunlara benzer sayısız nimet kendisine her an kesintisiz bir şekilde sunulmaktadır.Bu nimetlerin ise her biri ayrı ayrı şükür gerektirir.Allah'ı anmasında,tefekküründe eksiklik olan kimseler gaflet içinde oldukları için,bu nimetlerin değerini onlara sahipken bilmez,bunların şükrünü yapmaz;ancak bu nimetler elinden alındığı zaman değerlerini anlar,nankörlüklerinin sonucuyla karşılaşırlar...