|
|
 |
« :» |
|
_
Nedense gitmeyi pek beceremem ben.
Kalayım, beni bırakmasınlar diye sonuna kadar uğraşırım. Beni sevsinler isterim. Bana baksınlar. Sevgiye ya da bakıma muhtaç olduğumdan değil. Sadece o duyguları bilmediğimden; aynı zamanda öğretsinler isterim. Birine bakmak, birini sevmek nasıl birşeydir? Ya sevilmek?
Kaybetmek korkusu derlerdi eskiden bu durumuma. Bana ait olduğunu iyi bildiğim birşeyin benden gitmesi. Oysa kaybetmekten korkmam. Geriye dönüp bakma fikri bile çileden çıkartır beni. Gitmek isteyen birine kal diyemem. Kalması için elimden geleni yaparım, ama kal demem.
Kimbilir kaç trenin arkasından baktık bu zaman kadar.
Kim bilir kaç kez seni seviyorum, gitme, dedik artık gidene duyuramayacağımızı bildiğimiz halde.
Kim bilir kaç kez sesimiz rüzgara karışıp hiç duyulamadan eriyip gitti.
Gitmek ya da git demek zor iş. Kimse kolay beceremez bunu. Doğru düzgün ifade edemez. Bazen git, bazen de gidiyorum dediğine pişman olur. Gözleri hep onu arar. Takip eder. Günde bin kez tekrarlar içinden adını. Ağlamaktan yorulur. Özlemekten vücudu kaskatı kesilir. Şimdi onu kime emanet edecektir? Ya o sizi kime emanet edecektir?
Son sözlerimiz hiç bir zaman son değildir aslında. Söylenecek hiçbir şey bu durumu ne tarif ne de teselli edebilir. Kelimeler yetmez, sıkışır kalır biryerlerde. Ulaşmak istediği yere gidene kadar bin kez fikir değiştirir. Tam çıkacağı anda, sanki son bir kez daha onu ne kadar ayrıcalıklı sevdiğimizi anlatacak yeni bir cümle daha kurmak için vazgeçer.
Ona son birşey söyleyeyim, beni asla unutmasın. Var mı öyle birşey? Var. Var ama söylenemez. Söyleyenin söyleyecek, dinleyenin dinleyecek hali yoktur artık. Bütün umutlar tükenmiştir. Bütün hayaller yıkılmıştır. Artık kurulan dünya yeniden inşa edilemez şekilde yıkılmıştır. Kullanılan dil unutulmuş, yüzler yabancılaşmış, sabırlar tükenmiştir. Ne edilen yeminlerin, ne de verilen sözlerin bir değeri kalır.
Birazdan son işaret verilecek. Az sonra tren hareket edecek. Ortalık toz duman olacak. Arkamdan seni seviyorum diyecek biri. Ama ben duymayacağım. Çünkü artık vakit geçmiş olacak. Çünkü artık yalnızlığma, karanlık köşeme çekilip acımı yaşayacağım. Artık unutmadan yaşamayı isteyeceğim. Hep düşünerek Hep özleyerek. Ve son sözümü söyleyeceğim.
Diyeceğim ki, Allah canımı kollarında alsın.
Avni Kantan
|