22 Kasım 2008, 20:11:19 *  SF AnaSayfam Yap  Sık Kullanılanlara Ekle

SF Duyurular

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı Adı:
Şifre:
SF Duyurular
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
SF Şiir Yarışmasını Kazananlar ; Duygusuz,alevguzeli, NaLiN,Gece Yolcusu,~avengerss~ 


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Sosyeteforum Sandığa Gidiyor! Sizce En Yakışıklısı Hangisi?



eXTReMe Tracker  
Ana Sayfa Flash Chat
Hızlı Arama
Takvim İstek Hattı Satranç Flash Oyunlar Giriş Yap Kayıt

SF Konu Bilgileri SF Kısayollar
Konu Basligi C ile başlayan isimler
Cevaplar 0
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 42
Önceki Önceki Konu

Sayfa: 1 Konuyu Okumuş Olanlar
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: C ile başlayan isimler  (Okunma Sayısı 42 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
12 Haziran 2008, 19:18:23
SF Üye Bilgileri
刀ムフo尺

MaJöR
*
Yaş: 22
Nerden: Nefesin Tükendiği Yerden
Mesaj Sayısı: 16994
Açtığı Konular :8412




Ruh Halim:
Cinsiyet: Bay

SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
Beni Bana Sor

SF Aktiflik

SF Seviye

SF Karizma


Rep Gücü: 30700
Rep Puanı 2285552

İletişim
Üyelik Bilgileri WWW Offline
« :»

C ile başlayan isimler

--------------------------------------------------------------------------------

CABGU: (Ar.) Er. 1. Efendi, 2. Bey. 3. İleri gelen, saygın kimse.
CABİR: (Ar.) Er. 1. Cebreden, zorlayan. 2. Galip gelen. 3. Aziz ve kuvvetli olan. Allah'ın hükümlerini uygulamada güç kullanan. 4. Kırıkçı, kırık sancı. Cabir b. Abdullah b. elEnsari: Sahabedendir (603697). Birinci Akabe Bey'atından sonra müslüman oldu. Rasulullah'ın bütün savaşlarına katıldı. Sahabenin bilginlerindendi. Kendisinden çok sayıda hadis rivayet edilmiştir.
CABİRE: (Ar.) Ka. (bkz. Cabir).
CABİYE: (Ar.) Ka. 1. Hazine (bkz. Semahat). 2. Şam'ın güneybatısında, Çavlan'da bir yer. 3. Havuz.
CAFER: (Ar.) Er. Küçük akarsı. Çay. Cafer b. Muhammed: Lakabı esSadık olup 12 imamın 6,'ncısıdır. Muhammed b. elBakır'ın yerine imamete geçmiştir. Caferi Tayyar: Hz. Alinin kardeşi olup, Mute savaşında bayrak tutarken iki elini de kaybederek şehid olmuştur. Bugün Mute civarında kabri bulunmaktadır.
CAHİD: (Ar.) Er. Cehdeden, elinden geldiği kadar çalışan. Bu kelime Kur'anı Kerim'de "cihad et". "Allah yolunda savaşa çık" anlamında kullanılmıştır. Dil kuralında "d/t" olarak kullanılmaktadır.
CAHİDE: Ka. (bkz. Cahid).
CAHİZ: (Ar.) Er. 1. Gözü pek, yürekli, cesur kimse. 2. Patlak gözlü. Daha çok lakap olarak kullanılmıştır. Cahiz b. Ebû Osman, Basra Mutezile kelamcılannın ileri gelenlerinden. Bir köle olduğu halde ilimde ilerlemiş ve devrinin ünlü simalarından olmuştur.
CAİZ: (Ar.) Er. 1. Geçer. 2. Caiz, İslam'ın mumaleta taalluk eden 5 ahkamından biridir. 3. İşlenmesi, yapılması "müsaade alınabilir" anlamında olup, seran yasaklanmayan her fiili içerir.
CAİZE: (Ar.) Ka. 1. Armağan, hediye. 2. Yol yiyeceği, azık. 3. Eski şairlere yazdıkları methiyeler için verilen bahşiş.
CALİB: (Ar.) Er. Çekici, celbedici, cazib.
CALİBE: (Ar.) Ka. Kendine çeken, celbeden, çekici.
CALP: (Ar.) Er. Güçlü, kuvvetli, gayretli.
CALUT: (Ar.) Er. Calut, Ad ve Semud kavimlerinin soyundandır. Hz. İsmail'den evvel bir müddet Beni İsrail'e hükümdar oldu. Onlara zulmetti. Filistin'de yaşayan Berberilerin krallarına Calut adı veriliyordu. Filistinlilere yaptığı zulümden dolayı Hz. Davud tarafından öldürülmüştür. Kur'anı Kerim'da üç yerde ismi geçmektedir (elBakara, 249250251). İsim olarak tercih edilmez.
CAMİ: (Ar.) Er. 1. Derleyen, toplayan. 2. İçine alan. 3. Cuma namazı kılınan mescid. 4. En az sekiz bablık hadis kitabı. Molla Cami: İranın XV. asırda yetişmiş büyük mutasavvıf, mütefekkir, alim ve şairi. Asıl adı Mevlana Nureddin Abdurrahman b. Nizameddin'dir. Birçok manzum ve mensur eserleri vardır.
CAN: (Fars.) Er. 1. Can, ruh. Hayat. 2. Güç, kuvvet, hayatiyet, dirilik. 3. Gönül, yakın dost, çok sevilen arkadaş. 4. Mevlevi ve Bektaşi tarikatlarında dervişlerin birbirlerine hitabı. 5. Kişi, fert. 6. Sevgili.
C ANAL: (Tür.). 1. Gönül al. Kendini sevdir, sevilen biri ol. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CANALP: (Tür.) Er. Özünde yiğitlik, güçlülük olan kimse. Cana yakın yiğit.
CANAN: (Fars.) Ka. Sevgili, gönül verilmiş, sevilen kadın.
CANAY: (Tür.). Ay gibi temiz, saf, parlak kimse. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CANAYDIN: (Tür.) Er. Özü temiz, aydınlık ruhlu kimse.
CANBEK: (Tür.) Er. 1. Özü pek. 2. Güçlü kişilikli kimse. Canbek Giray (15681636): Kınm hanı. Devlet Giray'ın torunu. Şakay Mübarek Giray'ın oğlu. Selamet Giray'ın son zamanlarında kalgay (veliaht) oldu. Arkasından han oldu. IV. Murat tarafından Rodos'a sürüldü. CANBERK: (Tür.) Er. Güçlü, sağlam kimse.
CANBEY: (Tür.) Er. Canım gibi sevgili.
CANBULAT: (Tür.) Er. Canbulat enNaşirî. Mısır Memlûk sultanı. Yaşbekin kölesiydi. Yaşbek, Canbulat'ı Sultan Kayıtbay'a sattı. Kayıtbay kendisine önemli görevler verdi. Halep ve Şam valiliğine kadar yükseldi. 1500 yılında sultanlığı ele geçirdi.
CANDAN: (Tür.) Ka. 1. Samimi, içten, kalbi. 2. Yakınlık belirten davranış.
CANDANER: (Tür.) Er. İçten, samimi, dost kimse.
C AND AR: ((Tür.) Er. 1. Silah taşıyan, can ve dar isimlerinden müteşekkil birleşik isim. 2. Osmanlı'da, hassa askeri, kılıç askeri, idam hükümlerini infaz eden kimse. 3. Jandarma. Muhafız.
CANDEĞER: (Tür.) Er. Uğrunda can verilecek kadar güzel, değerli, sevilen.
CANDEMİR: ((Tür.)Er. Özü güçlü, demir gibi sağlam kişilikli.
CANDOĞAN: (Tür.) Er. Cana doğan.

CANEL: (Tür.) Er. İçten uzatılan el, dostluk eli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CANER: (Tür.) Er. Delikanlı, genç, dinamik. Can ve er kelimelerinden birleşik isim.
CANFEDA: (Fars.). Canım veren, özverili kimse. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Canfeda Hatun: III. Murad'ın annesinin en gözde cariyesi ydi. Harem kethüdalığına getirildi ve sarayda büyük nüfuz kazandı.
CANFER: (Fars.) Er. 1. Aydın bilgili. 2. Güçlü saygın.
CANFEZA: (Fars.) Ka. Can artıran, cana can katan.

CANGİRAY: (Tür.) Er. (bkz. Giray).
CANGÜL: (Tür.) Ka. 1. Gül gibi canlı. 2. Güzel, temiz kimse.
GANG ÜN: (Tür.) Er. Doğduğu gün çok sevinilen kimse.
CANGÜR: (Tür.) Er. Canlı, neşeli kimse.
CANİB: (Ar.) Ön taraf, cihet. Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.
CANİPEK: (Tür.) Ka. Yumuşak huylu (kimse).
CANKAN: (Tür.) Er. Soyu temiz, asil kimse.
CANKUT: (Tür.) Er. 1. Kişinin mutluluğu talihi, şansı, uğuru. 2. Mutlu talihli kimse.
CANNUR: (Tür.) Ka. Özü aydınlık, nurl

u kimse.
CANOL: (Tür.) Er. Canım ol, can gibi içten ol.
CANRUBA: (Fars.) Ka. – Gönül alan, sevgili.
CANSAL: (Tür.) Er. (bkz. Can). Can ve sal kelimelerinden birleşik isim.
CANSEL: (Tür.) Ka. Hayat veren su. Can ve sel kelimelerinden birleşik isim.
CANSEN: (Tür.). Sen cansın, sevilensin. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CANSER: (Tür.). (bkz. Can). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CANSES: (Tür.) Ka. (bkz. Canser). CANSET: (Tür.) Ka. Küçük kraliçe, prenses.
CANSEVER: (Tür.) Ka. (bkz. Cansın).
CANSIN: (Tür.) Ka. Canım gibisin, carumsın.
CANSOY: (Tür.) Er. Asil, soylu, cana yakın.
CANSU: (Tür.) Ka. 1. Hayat veren su, tazelik. 2. Sevgili, sevimli.
CANSUN: (Tür.) (bkz. Cansu). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.


CANTEKİN: (Tür.) Er. Tek can, eşsiz can.
CANTEZ: (Tür.) Er. Tez canlı, aceleci.
CANTÜRK: (Tür.) Er. İyi hasletlere sahip Türk.
CANVER: (Tür.) Er. Canlı, haşere.
CARULLAH: (Ar.) Er. Allah'a yakın. Allah dostu. Carullah Zemahşeri: Müfessir, alim.
CAVİD: (Fars.) Er. Baki, daimi, ebediCAVİDAN: (Fars.) Ka. Daimi kalacak olan, sonrasız, ebedi.
CAVİDE: (Fars.) Ka. (bkz. Cavidan).
CAVlT: (Fars.) Er. (bkz. Cavid).
CAZİM: (Ar.) Er. 1. Kesin. 2. Kesin kararlı. Cazim Mehmed: Türk şair (1725).
CEBBAR: (Ar.) Er. 1. Cebreden, zorlayıcı. 2. Kuvvet, kudret sahibi Allah, Allanın isimlerinden. 3. Becerikli. 4. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir yıldız kümesi.
CEBE: (Ar.) Er. 1. Zırh. 2. Osmanlıda silah ihtiyacını karşılayan aracın adı. Cebeci ocağı, Yeniçeri ocağının kaldırılmasıyla ilga edilmiş, kaldırılmıştır. Cebe Ali Bey: Türk komutan (XV. yy.) istanbul'un fethine kendi sipahileriyle katıldı. Ele geçirdiği kapı kendi adıyla anıldı. Cibali kapısı.
CEBEL: (Ar.) Er. 1. Dağ. 2. Tarıma elverişsiz arazi.
CEBERUT: (Ibr.) Er. İbranice "kudret" anlamına gelmektedir. Yeni Eflatuncu filozoflar ile işraki felsefesine tabi olan mutasavvıflara verilen ad.
CEBİR: (Ar.) Er. 1. Zorlamak. 2. Düzeltme, onarma. 3. Kırık veya çıkık bir kemiği yerleştirip sarmak.
CEBİRE: (Ar.) Ka. (bkz. Cebir).
CEBRAİL: (Ar.) Er. 1. Peygamberlere vahiy getiren dört büyük melekten biri. 2. Cibril, İbranice Allah’ın kulu. 3. Az çok zorla olgunlaştırmak. Cebrail b. Ömer: Batı Karahanlı hükümdar (l0991102).
CEDİS: (Ar.) Er. Arabistanm yerli kabilelerinden birinin adı.

CEHDİ: (Ar.) Er. Uğraşan, çalışan. Çaba ve gayret gösteren.
CEHİD: (Ar.) Er. Çalışma, çabalama, uğraşma. Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.
CEHM: (Ar.) Er. Cehm b. Safvan: islam kelamcısı. Mürcie ve Mutezile kelamından kendisine ait inanç kaidelerini belirleyerek özel bir akım geliştirmiştir. Öğrencileri II. yy.'a kadar Cehmiye inancını taşıyarak, Tirmiz'de yaşadılar. Daha sonra Eş'ariye mezhebine girmişlerdir.
CEHVEN: (Ar.). Kurtuba'da yerleşmiş, birçok alim, fakih, vezir yetiştirmiş meşhur bir Arap ailesi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CELADET: (Ar.). 1. Gözüpeklik. 2. Yiğitlik. 3. KahramanlıkCELAL: (Ar.) Er. 1. Büyüklük, ululuk azamet. 2. Hiddet, öfke. 3.
Allah'ın "Kahhar, cebbar, mütekebbir" gibi sertlik ve büyüklük ifade eden sıfatlan. Kur'an'da Rahman suresi 27, 78. ayetlerde geçmektedir. Zül Celali; Celal sahibi Allah.
CELALEDDİN: (Ar.) Er. 1. Dini savunan. 2. Dinin ululadığı, övdüğü. Celaleddin Harizmşah: Son Harizm hükümdarı (Öl. 1231). Celaleddin Rumi: Ünlü Türk mutasavvıfı, Mevlana. Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılmaktadır.
CELASUN: (Tür.) Er. 1. Kahraman, cesur, atak, delikanlı, yiğit. 2. Genç sağlıklı, gürbüz. CELAYİR: (Tür.) Er. Moğol kavminin bir kolu olup birçok kabileyi bünyesinde toplamıştır. Celayirliler devleti, kendisine İlhanlılar devletini örnek almıştır.
CELİL: (Ar.) Er. 1. Büyük, ulu. (bkz. Celal). Allah için sıfat olarak kullanılır. 2. Osmanlı devletinde vezir ve müşir rütbelerinde bulunanlara hitapta bu sıfat kullanılırdı. 3. Güzel sanatlarda bir yazı stili.
CELİLAY: (a.t.i.). Ulu, yüce ay. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CELİLE: (Ar.) Ka. (bkz. Celil).
CELVET: (Ar.) Er. 1. Yerini yurdunu terk etmek. 2. Tasavvufta, kulun,
Allanın sıfatlarıyla halvetten çıkışına ve fena fillahda fani oluşuna denilir.
Celvetiye; Aziz Mahmud Hüdayi'nin kurduğu tarikatının adı.
CEM: (Ar.) Er. 1. Toplama, biraraya getirme, yığma. 2. Hükümdar, şah.
3. Süleyman Peygamberin lakabı. 4. Büyük İskender'in lakabı. Cem Sultan: Fatih
Sultan Mehmed'in Çiçek hatundan olma oğlu (14591495).
CEMAL: (Ar.) Er. Yüz güzelliği, zahiri ve batini güzellik. Allah'ın
rahmetle tecellisi. Allah'ın lütuf, ihsan, rıza sıfatlarının karşılığı.
CEMALLEDDİN: (Ar.) Er. 1. Dinin cemali, parlak yüzü. Daha çok şeref
unvanı olarak kullanılmıştır. elCevad elİsfahani tarafından ilk defa
kullanılmıştır.
CEMALULLAH: (Ar.) Er. Allah'ın lütfü, bağışı.
CEMİL: (Ar.) Er. 1. Güzel erkek. 2. İyilikle anma. 3. Eskiden
okullarda verilen basan kağıdı.
CEMİLE: (Ar.) Ka. 1. Güzel kadın. 2. Gönül almak amacıyla yapılan
davranış. 3. İlk Emevi devrinde yaşamış meşhur Arap şarkıcısı.
CEMİNUR: (Ar.) Ka. Işık, nur topluluğu, çok nurlu, aydınlık kimse.
CEMRE: (Ar.) Er. 1. Ateş. 2. Kor halinde ateş. 3. Şubat ayında azar
azar artan sıcaklık. 4. Hacıların Mina'da şeytan taşlaması. Küçük taş parçası.
Arafat'ta hacıların şeytan taşlamaları.
CEMŞASB: (Fars) Er. 1. Hz. Süleyman. 2. Cemşid'in oğlu.
CEMŞİD: (Fars.) Er. Cemşasb'ın babası.
CENAB: (Ar.) Er. "Yan"manasına gelir. Şeref, onur ve büyüklük terimi
olarak kullanılır. Hazret, Cenabı Hakk, Cenabı Halik, Allah. Dil kuralı
açısından "b/p" olarak kullanılmaktadır.
CENAN: (Ar.) Ka. Kalb, yürek, gönül.
CENGAVER: (Fars.) Er. Savaşçı, silahşor. Savaşı seven, savaşkan,
dövüşken.
CENGEL: (Fars.) Er. Orman.
CENGER: (Fars.) Er. (bkz. Cengaver).
CENGİZ: (Tür.) Er. Cengiz Han. Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu, asıl
adı Timuçin'dir. Moğolcada Çing sıfatının çoğulu olarak, güçlü, kuvvetli
anlamındadır. İslam ülkelerine düzenlediği seferlerle acımasız ve gaddarca
müslümanları katletti. İslam medeniyetine büyük ölçüde tahribat verdi.
CENK: (Fars.) Er. Harp, savaş, kavga. İsim olarak kullanılması uygun
değildir. Hz. Peygamberin değiştirdiği isimlerden birisi.
CENKER: (f.t.i.) Er. İyi savaşan, savaşçı.
CENNET: (Ar.) Ka. 1. Uçmak. 2. Bahçe. 3. Çok ferah ve havadar yer. 4.
Firdevs. Allah'ın insanlara müjdelediği, ölümden sonraki alemde bulunan, Allah'a
inanan, günah işlememiş veya günahlarından temizlenmiş olanların gireceği
fevkalade güzel yer. 8 cennet olduğu rivayet edilmiştir. Daru'1Celal,
Daru'sSelam, Cennetü'lMe'va, Cennetü'1Huld, Cennetü'nNaim, Cennetü'lFirdevs,
Cennetü'lKarar, Cennetü'1Adn.
CEREN: (Tür.) Ka. Halk ağzında "ceylan" anlamına gelir. CERİB: (Ar.).
Hububat için kullanılan bir ölçek. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CERİR: (Ar.) Er. İp, halat. Yular anlamında. Sahabeden bu ismi
taşıyanlar vardır. '
CERİT: (Ar.) Er. 1. Verimsiz çorak yer. 2. Bekar.
CESARET: (Ar.) Ka. Yüreklilik, korkusuzluk. Erkek ve kadın adı olarak
kullanılır.
CESİM: (Ar.) Er. İri, büyük, kocaman, ulu, mühim.
CESİMİ: (Ar.) Er. İri, büyük.
CESUR: (Ar.) Er. Cesaretli, yürekli, yiğit, gözüpek, atılgan.
CEVAD: (Ar.) Er. 1. Cömert, eli açık. 2. İhsan eden. Dil kurumuna
uygun olarak "d/t" ye dönüştürülür.
CEVAHİR: (Ar.) Er. 1. Cevherler, elmaslar, kıymetli taşlar. 2.
Mayalar, özler. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CEVAN: (Fars,) Er. Genç, taze, delikanlı. Cüvan şeklinde
kullanılabilir, (bkz. Civan).

CEVDET: (Ar.) Er. 1. İyilik, güzellik. 2. Olgunluk. 3. Büyüklük. 4.
Tazelik. 5. Kusursuzluk. Cevdet Paşa: Osmanlı devlet adamı. Tarihçi ve
hukukçu (l 8221895).
CEVHER: (Ar.) Ka. 1. Öz, maya. 2. Başlı başına, kendiliğinden olan.
3. Tıynet, cibilliyet, soydan gelen, haslet, tabii istidat. 4. Kıymetli taş. 5.
Ebcet hesabında yalnız noktalı harfleri hesaplamaya dayanan tarih düşürme şekli.
6. Kılıç namlusuna yapılan menevişli süs. Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.
CEVHERE: (Ar.) Ka. (bkz. Cevher). Hicri 5. asırda Bağdat'ta yaşamış
meşhur bir İslam hanımı.
ÇEVRİYE: (Ar.) Ka. 1. Haksızlık. 2. Eza, cefa, eziyet, gadir, zulüm,
sitem.
CEVVAL: (Ar.). Koşan, dolaşan, hareket eden, canlı.
CEVZA: (Ar.) Er. Güneşin Mayıs ayında girdiği ikizler burcu. Ebced.
CEYDA: (Ar.) Ka. Uzun boyunlu ve güzel.
CEYDAHAN: (bkz. Ceyda). ^
CEYHAN: (Tür.). Güney Anadolu'da Toroslar"dan doğan ve Akdeniz'e
dökülen nehir. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CEYHUN: (Tür.) Er. 1. Orta Asya'da AmuDerya'ya Arap ve Farslıların
vermiş olduğu ad. 2. Tevrat'a göre cennetin 4 nehrinden biri.
CEYLAN: (Tür.) Ka. Hızlı koşan, biçimli bacakları olan ve güzel
gözleriyle tanınan bir gazel cinsi.
CEZLAN: (Ar.). Muüu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CEZMİ: (Ar.) Er. 1. Cezm ile ilgili. 2. Kati karar ve niyete ait. 3.
Kesmek.
CEZMİYE: (Ar) Ka. (bkz. Cezmi).
CEZRİ: (Ar.) Er. Kökle ilgili, kökten.
CEZZAR: (Ar.) Er. Deve kasabı. Daha çok lakab olarak kullanılır.
Cezzar Ahmet Paşa (?Akka 1804). Osmanlı vezirlerindcndir.
CİHAD: (Ar.) Er. 1. Din uğrunda düşmanla savaşma. 2. İslam uğrunda
çalışma. Cihad müslümanlara farz kılınmıştır. Mallarıyla, canlarıyla savaşan
mü'minler övüldüğü gibi, bu mücadele uğruna canını veren kişi şehidlik makamıyla
yüceltilip taltif edilmişlerdir. Kur'an'da defalarca tekrarlanan bir emirdir.
Dil kuralına uygun olarak "d/t" olarak kullanılmaktadır.
CİHAN: (Fars.) 1. Dünya, alem, kainat, yeryüzü, yerküresi. 2. Dünyada
yaşayan insanların tümü. Cihan Ara Begüm: HintTürk hükümdarı Şahcihan ile adına
Taç Mahal'in yapıldığı Mümtaz Mahal'in kızı. Dindarlığı ve ihlaslı oluşu
sebebiyle "Zamanın Fatıması" olarak anıldı. Kadın ve erkek adı olarak
kullanılır.
CİHAN BANU: (Fars.) Ka. Dünyaca tanınmış kadın.
CİHANDAR ŞAH: (Fars.) Er. Delhi, TürkHind İmparatorlan'nm 13.'sü olup
Şah Alem Bahadır'ın büyük oğludur.
CİHANDİDE: (Fars.). Dünyayı gezip görmüş. Erkek ve kadın adı olarak
kullanılır.
CİHANEFRUZ: (Fars.). Dünyayı parlatan, aydınlatan.
CİHANER: (Fars.) Er. Dünyaya bedel kişi, yiğit.
CİHANFER: (Fars.) Ka. Cihanı, dünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı.
CİHANGİR: (Fars.) Er. Dünyaya egemen olan, dünyayı zabteden kimse.
Fatih. Osmanlı şehzadelerinin ortak adıdır.
CİHANGÜL: (Fars.) Ka. (bkz. Cihan).
CİHANMERT: (Fars.) Er. (bkz. Cihaner).
CİHANNUR: (Fars.). Dünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı. TürkHind
padişahı Ekber'in büyük oğlu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CİHANSER: (Fars.). Cihan'ın başı. Kadın ve erkek adı olarak
kullanılır.
CİHANSUZ: (Fars.) Ka. 1. Cihan yakan. 2. Gaznclilerdcn Buhran Şahı
mağlup edip, Gaznice ve Büst şehirlerini yakıpyıkan, gaddar vahşi
AlaeddinHüseyirie verilen ad.
CİHANŞAH: (Fars.) Er. Cihan'ın şah'ı. KaraKoyunlu padişahlarından
Timur'un ölümünden sonra kaybedilen yerleri geri almıştır.
CİLASUN: (Tür.) Er. Babayiğit, boylu, boslu, delikanlı, gürbüz.
CİLVE: (Ar.) Ka. 1. Hoşa gitmek için yapılan davranış. 2. İşve, naz.
3. Yeni gelin duvağının kaldırılması merasiminin ve bu münasebetle güveyin
geline verdiği hediyenin (Türk yüz görümlüğü) adıdır.
CİNAN: (Ar.). Cenneüer, yedi göğün üstünde ve Arş ile Kürsi'nin
altındaki sekiz cennet. Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.
CİNUÇEN: (Tür.) Er. Üstün, galip, zafer kazanmış.
CİRYAL: (Ar.) Ka. 1. Bir nevi kırmızı boya. 2. Altının kırmızılığı.
3. Temiz renk. 4. Saf.
CİVAN: (Fars.) Er. Genç, delikanlı, yakışıklı. (bkz. Cevan, cuvan).
CİVANBAHT: (Fars.) Er. Mutlu, şanslı (kimse).
CİVANMERT: (Fars.) Er. Cömert, eli açık genç, delikanlı.
COŞAN: (Tür.) Er. Coşku duyan, heyecanlı (kimse).
COŞ AR:(bkz. Coşan).
COŞKUN: (Tür.) Er. 1. Coşmuş, galeyana gelmiş. 2. Duyarlı, aşın
hareketli.
COŞKUNER: (Tür.) Er. Coşan kimse.

COŞKUNSU: (Tür.) Er. Sel, gürültüyle akan su.
CÖMERT: (Tür.) Er. 1. Elinde olanı harcayan, eli açık. 2. Başkalarına
yardımdan kaçınmayan.
CUDİ: (Ar.) Er. 1. Cömert, eli açık. 2. İyilik severlikle ilgili.
Dicle nehri kıyısında bir dağ. Nuh'un gemisinin tufandan sonra bu dağın üzerinde
durduğu söylenir.
CUDİYE: (Ar.) Ka. (bkz. Cudi).
CUMA: (Ar.) Er. 1. Haftanın beşinci günü. 2. Müslümanların ibadet ve
Bayram günü. 3. Cuma günü kılınan öğle namazı. 4. Toplanma. Surei Cuma Kur'an'm
62. suresi.
CUMALİ: (Tür.) Er. Cuma günü doğan.
CUMHUR: (Ar.) Er. 1. Halk, ahali. 2. Kalabalık, başıboş kalabalık. 3.
Takım, heyet. Tekke musikisinde koro tarafından okunan ilahi.
CÜBEYR: (Ar.) Er. Küçük kahraman, küçük yiğit. Sahabe
isimlerindendir.

CÜHEYNE: (Ar.) Er. Ünlü bir Arap kabilesidir. KızıldenizVadi'lKura
arasında yaşamaktadırlar.
CÜMANE: (Ar.) Ka. Tek inci anlamında. Hz. Ali (r.a.)'nin kızkardeşi
ve Rasulullah'ın amcasının kızı olan hanım sahabi.
CÜNEYD: (Ar.) Er. 1. Küçük asker, askercik. Cüneydi Bağdadi: Ünlü
mutasavvıf.









 CABBAR: (Ar.) Er. (bkz. Cebbar).


CABGU: (Ar.) Er. 1. Efendi, 2. Bey. 3. İleri gelen, saygın kimse.


CABİR: (Ar.) Er. 1. Cebreden, zorlayan. 2. Galip gelen. 3. Aziz ve kuvvetli olan. Allah'ın hükümlerini uygulamada güç kullanan. 4. Kırıkçı, kırık sancı. Cabir b. Abdullah b. elEnsari: Sahabedendir (603697). Birinci Akabe Bey'atından sonra müslüman oldu. Rasulullah'ın bütün savaşlarına katıldı. Sahabenin bilginlerindendi. Kendisinden çok sayıda hadis rivayet edilmiştir.


CABİRE: (Ar.) Ka. (bkz. Cabir).


CABİYE: (Ar.) Ka. 1. Hazine (bkz. Semahat). 2. Şam'ın güneybatısında, Çavlan'da bir yer. 3. Havuz.


CAFER: (Ar.) Er. Küçük akarsı. Çay. Cafer b. Muhammed: Lakabı esSadık olup 12 imamın 6,'ncısıdır. Muhammed b. elBakır'ın yerine imamete geçmiştir. Caferi Tayyar: Hz. Alinin kardeşi olup, Mute savaşında bayrak tutarken iki elini de kaybederek şehid olmuştur. Bugün Mute civarında kabri bulunmaktadır.


CAHİD: (Ar.) Er. Cehdeden, elinden geldiği kadar çalışan. Bu kelime Kur'anı Kerim'de "cihad et". "Allah yolunda savaşa çık" anlamında kullanılmıştır. Dil kuralında "d/t" olarak kullanılmaktadır.


CAHİDE: Ka. (bkz. Cahid).


CAHİZ: (Ar.) Er. 1. Gözü pek, yürekli, cesur kimse. 2. Patlak gözlü. Daha çok lakap olarak kullanılmıştır. Cahiz b. Ebû Osman, Basra Mutezile kelamcılannın ileri gelenlerinden. Bir köle olduğu halde ilimde ilerlemiş ve devrinin ünlü simalarından olmuştur.


CAİZ: (Ar.) Er. 1. Geçer. 2. Caiz, İslam'ın mumaleta taalluk eden 5 ahkamından biridir. 3. İşlenmesi, yapılması "müsaade alınabilir" anlamında olup, seran yasaklanmayan her fiili içerir.


CAİZE: (Ar.) Ka. 1. Armağan, hediye. 2. Yol yiyeceği, azık. 3. Eski şairlere yazdıkları methiyeler için verilen bahşiş.


CALİB: (Ar.) Er. Çekici, celbedici, cazib.


CALİBE: (Ar.) Ka. Kendine çeken, celbeden, çekici.


CALP: (Ar.) Er. Güçlü, kuvvetli, gayretli.
CALUT: (Ar.) Er. Calut, Ad ve Semud kavimlerinin soyundandır. Hz. İsmail'den evvel bir müddet Beni İsrail'e hükümdar oldu. Onlara zulmetti. Filistin'de yaşayan Berberilerin krallarına Calut adı veriliyordu. Filistinlilere yaptığı zulümden dolayı Hz. Davud tarafından öldürülmüştür. Kur'anı Kerim'da üç yerde ismi geçmektedir (elBakara, 249250251). İsim olarak tercih edilmez.


CAMİ: (Ar.) Er. 1. Derleyen, toplayan. 2. İçine alan. 3. Cuma namazı kılınan mescid. 4. En az sekiz bablık hadis kitabı. Molla Cami: İranın XV. asırda yetişmiş büyük mutasavvıf, mütefekkir, alim ve şairi. Asıl adı Mevlana Nureddin Abdurrahman b. Nizameddin'dir. Birçok manzum ve mensur eserleri vardır.


CAN: (Fars.) Er. 1. Can, ruh. Hayat. 2. Güç, kuvvet, hayatiyet, dirilik. 3. Gönül, yakın dost, çok sevilen arkadaş. 4. Mevlevi ve Bektaşi tarikatlarında dervişlerin birbirlerine hitabı. 5. Kişi, fert. 6. Sevgili.


C ANAL: (Tür.). 1. Gönül al. Kendini sevdir, sevilen biri ol. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.




CANALP: (Tür.) Er. Özünde yiğitlik, güçlülük olan kimse. Cana yakın yiğit.


CANAN: (Fars.) Ka. Sevgili, gönül verilmiş, sevilen kadın.


CANAY: (Tür.). Ay gibi temiz, saf, parlak kimse. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.


CANAYDIN: (Tür.) Er. Özü temiz, aydınlık ruhlu kimse.


CANBEK: (Tür.) Er. 1. Özü pek. 2. Güçlü kişilikli kimse. Canbek Giray (15681636): Kınm hanı. Devlet Giray'ın torunu. Şakay Mübarek Giray'ın oğlu. Selamet Giray'ın son zamanlarında kalgay (veliaht) oldu. Arkasından han oldu. IV. Murat tarafından Rodos'a sürüldü. CANBERK: (Tür.) Er. Güçlü, sağlam kimse.


CANBEY: (Tür.) Er. Canım gibi sevgili.


CANBULAT: (Tür.) Er. Canbulat enNaşirî. Mısır Memlûk sultanı. Yaşbekin kölesiydi. Yaşbek, Canbulat'ı Sultan Kayıtbay'a sattı. Kayıtbay kendisine önemli görevler verdi. Halep ve Şam valiliğine kadar yükseldi. 1500 yılında sultanlığı ele geçirdi.


CANDAN: (Tür.) Ka. 1. Samimi, içten, kalbi. 2. Yakınlık belirten davranış.


CANDANER: (Tür.) Er. İçten, samimi, dost kimse.


C AND AR: ((Tür.) Er. 1. Silah taşıyan, can ve dar isimlerinden müteşekkil birleşik isim. 2. Osmanlı'da, hassa askeri, kılıç askeri, idam hükümlerini infaz eden kimse. 3. Jandarma. Muhafız.


CANDEĞER: (Tür.) Er. Uğrunda can verilecek kadar güzel, değerli, sevilen.


CANDEMİR: ((Tür.)Er. Özü güçlü, demir gibi sağlam kişilikli.


CANDOĞAN: (Tür.) Er. Cana doğan.



CANEL: (Tür.) Er. İçten uzatılan el, dostluk eli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.


CANER: (Tür.) Er. Delikanlı, genç, dinamik. Can ve er kelimelerinden birleşik isim.


CANFEDA: (Fars.). Canım veren, özverili kimse. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Canfeda Hatun: III. Murad'ın annesinin en gözde cariyesi ydi. Harem kethüdalığına getirildi ve sarayda büyük nüfuz kazandı.


CANFER: (Fars.) Er. 1. Aydın bilgili. 2. Güçlü saygın.


CANFEZA: (Fars.) Ka. Can artıran, cana can katan.



CANGİRAY: (Tür.) Er. (bkz. Giray).


CANGÜL: (Tür.) Ka. 1. Gül gibi canlı. 2. Güzel, temiz kimse.


GANG ÜN: (Tür.) Er. Doğduğu gün çok sevinilen kimse.


CANGÜR: (Tür.) Er. Canlı, neşeli kimse.


CANİB: (Ar.) Ön taraf, cihet. Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.


CANİPEK: (Tür.) Ka. Yumuşak huylu (kimse).


CANKAN: (Tür.) Er. Soyu temiz, asil kimse.


CANKUT: (Tür.) Er. 1. Kişinin mutluluğu talihi, şansı, uğuru. 2. Mutlu talihli kimse.


CANNUR: (Tür.) Ka. Özü aydınlık, nurl


u kimse.


CANOL: (Tür.) Er. Canım ol, can gibi içten ol.


CANRUBA: (Fars.) Ka. – Gönül alan, sevgili.


CANSAL: (Tür.) Er. (bkz. Can). Can ve sal kelimelerinden birleşik isim.


CANSEL: (Tür.) Ka. Hayat veren su. Can ve sel kelimelerinden birleşik isim.


CANSEN: (Tür.). Sen cansın, sevilensin. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.


CANSER: (Tür.). (bkz. Can). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.


CANSES: (Tür.) Ka. (bkz. Canser). CANSET: (Tür.) Ka. Küçük kraliçe, prenses.


CANSEVER: (Tür.) Ka. (bkz. Cansın).


CANSIN: (Tür.) Ka. Canım gibisin, carumsın.


CANSOY: (Tür.) Er. Asil, soylu, cana yakın.


CANSU: (Tür.) Ka. 1. Hayat veren su, tazelik. 2. Sevgili, sevimli.


CANSUN: (Tür.) (bkz. Cansu). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.




CANTEKİN: (Tür.) Er. Tek can, eşsiz can.


CANTEZ: (Tür.) Er. Tez canlı, aceleci.


CANTÜRK: (Tür.) Er. İyi hasletlere sahip Türk.


CANVER: (Tür.) Er. Canlı, haşere.


CARULLAH: (Ar.) Er. Allah'a yakın. Allah dostu. Carullah Zemahşeri: Müfessir, alim.


CAVİD: (Fars.) Er. Baki, daimi, ebedi.
CAVİDAN: (Fars.) Ka. Daimi kalacak olan, sonrasız, ebedi.


CAVİDE: (Fars.) Ka. (bkz. Cavidan).


CAVlT: (Fars.) Er. (bkz. Cavid).


CAZİM: (Ar.) Er. 1. Kesin. 2. Kesin kararlı. Cazim Mehmed: Türk şair (1725).


CEBBAR: (Ar.) Er. 1. Cebreden, zorlayıcı. 2. Kuvvet, kudret sahibi Allah, Allanın isimlerinden. 3. Becerikli. 4. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir yıldız kümesi.


CEBE: (Ar.) Er. 1. Zırh. 2. Osmanlıda silah ihtiyacını karşılayan aracın adı. Cebeci ocağı, Yeniçeri ocağının kaldırılmasıyla ilga edilmiş, kaldırılmıştır. Cebe Ali Bey: Türk komutan (XV. yy.) istanbul'un fethine kendi sipahileriyle katıldı. Ele geçirdiği kapı kendi adıyla anıldı. Cibali kapısı.


CEBEL: (Ar.) Er. 1. Dağ. 2. Tarıma elverişsiz arazi.


CEBERUT: (Ibr.) Er. İbranice "kudret" anlamına gelmektedir. Yeni Eflatuncu filozoflar ile işraki felsefesine tabi olan mutasavvıflara verilen ad.


CEBİR: (Ar.) Er. 1. Zorlamak. 2. Düzeltme, onarma. 3. Kırık veya çıkık bir kemiği yerleştirip sarmak.


CEBİRE: (Ar.) Ka. (bkz. Cebir).


CEBRAİL: (Ar.) Er. 1. Peygamberlere vahiy getiren dört büyük melekten biri. 2. Cibril, İbranice Allah’ın kulu. 3. Az çok zorla olgunlaştırmak. Cebrail b. Ömer: Batı Karahanlı hükümdar (l0991102).


CEDİS: (Ar.) Er. Arabistanm yerli kabilelerinden birinin adı.



CEHDİ: (Ar.) Er. Uğraşan, çalışan. Çaba ve gayret gösteren.


CEHİD: (Ar.) Er. Çalışma, çabalama, uğraşma. Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.


CEHM: (Ar.) Er. Cehm b. Safvan: islam kelamcısı. Mürcie ve Mutezile kelamından kendisine ait inanç kaidelerini belirleyerek özel bir akım geliştirmiştir. Öğrencileri II. yy.'a kadar Cehmiye inancını taşıyarak, Tirmiz'de yaşadılar. Daha sonra Eş'ariye mezhebine girmişlerdir.


CEHVEN: (Ar.). Kurtuba'da yerleşmiş, birçok alim, fakih, vezir yetiştirmiş meşhur bir Arap ailesi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.


CELADET: (Ar.). 1. Gözüpeklik. 2. Yiğitlik. 3. Kahramanlık.
CELAL: (Ar.) Er. 1. Büyüklük, ululuk azamet. 2. Hiddet, öfke. 3.
Allah'ın "Kahhar, cebbar, mütekebbir" gibi sertlik ve büyüklük ifade eden sıfatlan. Kur'an'da Rahman suresi 27, 78. ayetlerde geçmektedir. Zül Celali; Celal sahibi Allah.


CELALEDDİN: (Ar.) Er. 1. Dini savunan. 2. Dinin ululadığı, övdüğü. Celaleddin Harizmşah: Son Harizm hükümdarı (Öl. 1231). Celaleddin Rumi: Ünlü Türk mutasavvıfı, Mevlana. Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılmaktadır.


CELASUN: (Tür.) Er. 1. Kahraman, cesur, atak, delikanlı, yiğit. 2. Genç sağlıklı, gürbüz. CELAYİR: (Tür.) Er. Moğol kavminin bir kolu olup birçok kabileyi bünyesinde toplamıştır. Celayirliler devleti, kendisine İlhanlılar devletini örnek almıştır.


CELİL: (Ar.) Er. 1. Büyük, ulu. (bkz. Celal). Allah için sıfat olarak kullanılır. 2. Osmanlı devletinde vezir ve müşir rütbelerinde bulunanlara hitapta bu sıfat kullanılırdı. 3. Güzel sanatlarda bir yazı stili.


 


CELİLAY: (a.t.i.). Ulu, yüce ay.
Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.


CELİLE: (Ar.) Ka. (bkz. Celil).




CELVET: (Ar.) Er. 1. Yerini yurdunu terk etmek. 2. Tasavvufta, kulun,
Allanın sıfatlarıyla halvetten çıkışına ve fena fillahda fani oluşuna denilir.
Celvetiye; Aziz Mahmud Hüdayi'nin kurduğu tarikatının adı.
CEM: (Ar.) Er. 1. Toplama, biraraya getirme, yığma. 2. Hükümdar, şah.
3. Süleyman Peygamberin lakabı. 4. Büyük İskender'in lakabı. Cem Sultan: Fatih
Sultan Mehmed'in Çiçek hatundan olma oğlu (14591495).
CEMAL: (Ar.) Er. Yüz güzelliği, zahiri ve batini güzellik. Allah'ın
rahmetle tecellisi. Allah'ın lütuf, ihsan, rıza sıfatlarının karşılığı.
CEMALLEDDİN: (Ar.) Er. 1. Dinin cemali, parlak yüzü. Daha çok şeref
unvanı olarak kullanılmıştır. elCevad elİsfahani tarafından ilk defa
kullanılmıştır.
CEMALULLAH: (Ar.) Er. Allah'ın lütfü, bağışı.
CEMİL: (Ar.) Er. 1. Güzel erkek. 2. İyilikle anma. 3. Eskiden
okullarda verilen basan kağıdı.
CEMİLE: (Ar.) Ka. 1. Güzel kadın. 2. Gönül almak amacıyla yapılan
davranış. 3. İlk Emevi devrinde yaşamış meşhur Arap şarkıcısı.
CEMİNUR: (Ar.) Ka. Işık, nur topluluğu, çok nurlu, aydınlık kimse.
CEMRE: (Ar.) Er. 1. Ateş. 2. Kor halinde ateş. 3. Şubat ayında azar
azar artan sıcaklık. 4. Hacıların Mina'da şeytan taşlaması. Küçük taş parçası.
Arafat'ta hacıların şeytan taşlamaları.
CEMŞASB: (Fars) Er. 1. Hz. Süleyman. 2. Cemşid'in oğlu.
CEMŞİD: (Fars.) Er. Cemşasb'ın babası.
CENAB: (Ar.) Er. "Yan"manasına gelir. Şeref, onur ve büyüklük terimi
olarak kullanılır. Hazret, Cenabı Hakk, Cenabı Halik, Allah. Dil kuralı
açısından "b/p" olarak kullanılmaktadır.
CENAN: (Ar.) Ka. Kalb, yürek, gönül.
CENGAVER: (Fars.) Er. Savaşçı, silahşor. Savaşı seven, savaşkan,
dövüşken.
CENGEL: (Fars.) Er. Orman.
CENGER: (Fars.) Er. (bkz. Cengaver).
CENGİZ: (Tür.) Er. Cengiz Han. Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu, asıl
adı Timuçin'dir. Moğolcada Çing sıfatının çoğulu olarak, güçlü, kuvvetli
anlamındadır. İslam ülkelerine düzenlediği seferlerle acımasız ve gaddarca
müslümanları katletti. İslam medeniyetine büyük ölçüde tahribat verdi.
CENK: (Fars.) Er. Harp, savaş, kavga. İsim olarak kullanılması uygun
değildir. Hz. Peygamberin değiştirdiği isimlerden birisi.
CENKER: (f.t.i.) Er. İyi savaşan, savaşçı.
CENNET: (Ar.) Ka. 1. Uçmak. 2. Bahçe. 3. Çok ferah ve havadar yer. 4.
Firdevs. Allah'ın insanlara müjdelediği, ölümden sonraki alemde bulunan, Allah'a
inanan, günah işlememiş veya günahlarından temizlenmiş olanların gireceği
fevkalade güzel yer. 8 cennet olduğu rivayet edilmiştir. Daru'1Celal,
Daru'sSelam, Cennetü'lMe'va, Cennetü'1Huld, Cennetü'nNaim, Cennetü'lFirdevs,
Cennetü'lKarar, Cennetü'1Adn.
CEREN: (Tür.) Ka. Halk ağzında "ceylan" anlamına gelir. CERİB: (Ar.).
Hububat için kullanılan bir ölçek. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CERİR: (Ar.) Er. İp, halat. Yular anlamında. Sahabeden bu ismi
taşıyanlar vardır. '
CERİT: (Ar.) Er. 1. Verimsiz çorak yer. 2. Bekar.
CESARET: (Ar.) Ka. Yüreklilik, korkusuzluk. Erkek ve kadın adı olarak
kullanılır.
CESİM: (Ar.) Er. İri, büyük, kocaman, ulu, mühim.
CESİMİ: (Ar.) Er. İri, büyük.
CESUR: (Ar.) Er. Cesaretli, yürekli, yiğit, gözüpek, atılgan.
CEVAD: (Ar.) Er. 1. Cömert, eli açık. 2. İhsan eden. Dil kurumuna
uygun olarak "d/t" ye dönüştürülür.
CEVAHİR: (Ar.) Er. 1. Cevherler, elmaslar, kıymetli taşlar. 2.
Mayalar, özler. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CEVAN: (Fars,) Er. Genç, taze, delikanlı. Cüvan şeklinde
kullanılabilir, (bkz. Civan).

CEVDET: (Ar.) Er. 1. İyilik, güzellik. 2. Olgunluk. 3. Büyüklük. 4.
Tazelik. 5. Kusursuzluk. Cevdet Paşa: Osmanlı devlet adamı. Tarihçi ve
hukukçu (l 8221895).
CEVHER: (Ar.) Ka. 1. Öz, maya. 2. Başlı başına, kendiliğinden olan.
3. Tıynet, cibilliyet, soydan gelen, haslet, tabii istidat. 4. Kıymetli taş. 5.
Ebcet hesabında yalnız noktalı harfleri hesaplamaya dayanan tarih düşürme şekli.
6. Kılıç namlusuna yapılan menevişli süs. Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.
CEVHERE: (Ar.) Ka. (bkz. Cevher). Hicri 5. asırda Bağdat'ta yaşamış
meşhur bir İslam hanımı.
ÇEVRİYE: (Ar.) Ka. 1. Haksızlık. 2. Eza, cefa, eziyet, gadir, zulüm,
sitem.
CEVVAL: (Ar.). Koşan, dolaşan, hareket eden, canlı.
CEVZA: (Ar.) Er. Güneşin Mayıs ayında girdiği ikizler burcu. Ebced.
CEYDA: (Ar.) Ka. Uzun boyunlu ve güzel.
CEYDAHAN: (bkz. Ceyda). ^
CEYHAN: (Tür.). Güney Anadolu'da Toroslar"dan doğan ve Akdeniz'e
dökülen nehir. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CEYHUN: (Tür.) Er. 1. Orta Asya'da AmuDerya'ya Arap ve Farslıların
vermiş olduğu ad. 2. Tevrat'a göre cennetin 4 nehrinden biri.
CEYLAN: (Tür.) Ka. Hızlı koşan, biçimli bacakları olan ve güzel
gözleriyle tanınan bir gazel cinsi.
CEZLAN: (Ar.). Muüu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CEZMİ: (Ar.) Er. 1. Cezm ile ilgili. 2. Kati karar ve niyete ait. 3.
Kesmek.
CEZMİYE: (Ar) Ka. (bkz. Cezmi).
CEZRİ: (Ar.) Er. Kökle ilgili, kökten.
CEZZAR: (Ar.) Er. Deve kasabı. Daha çok lakab olarak kullanılır.
Cezzar Ahmet Paşa (?Akka 1804). Osmanlı vezirlerindcndir.
CİHAD: (Ar.) Er. 1. Din uğrunda düşmanla savaşma. 2. İslam uğrunda
çalışma. Cihad müslümanlara farz kılınmıştır. Mallarıyla, canlarıyla savaşan
mü'minler övüldüğü gibi, bu mücadele uğruna canını veren kişi şehidlik makamıyla
yüceltilip taltif edilmişlerdir. Kur'an'da defalarca tekrarlanan bir emirdir.
Dil kuralına uygun olarak "d/t" olarak kullanılmaktadır.
CİHAN: (Fars.) 1. Dünya, alem, kainat, yeryüzü, yerküresi. 2. Dünyada
yaşayan insanların tümü. Cihan Ara Begüm: HintTürk hükümdarı Şahcihan ile adına
Taç Mahal'in yapıldığı Mümtaz Mahal'in kızı. Dindarlığı ve ihlaslı oluşu
sebebiyle "Zamanın Fatıması" olarak anıldı. Kadın ve erkek adı olarak
kullanılır.
CİHAN BANU: (Fars.) Ka. Dünyaca tanınmış kadın.
CİHANDAR ŞAH: (Fars.) Er. Delhi, TürkHind İmparatorlan'nm 13.'sü olup
Şah Alem Bahadır'ın büyük oğludur.
CİHANDİDE: (Fars.). Dünyayı gezip görmüş. Erkek ve kadın adı olarak
kullanılır.
CİHANEFRUZ: (Fars.). Dünyayı parlatan, aydınlatan.
CİHANER: (Fars.) Er. Dünyaya bedel kişi, yiğit.
CİHANFER: (Fars.) Ka. Cihanı, dünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı.
CİHANGİR: (Fars.) Er. Dünyaya egemen olan, dünyayı zabteden kimse.
Fatih. Osmanlı şehzadelerinin ortak adıdır.
CİHANGÜL: (Fars.) Ka. (bkz. Cihan).
CİHANMERT: (Fars.) Er. (bkz. Cihaner).
CİHANNUR: (Fars.). Dünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı. TürkHind
padişahı Ekber'in büyük oğlu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
CİHANSER: (Fars.). Cihan'ın başı. Kadın ve erkek adı olarak
kullanılır.
CİHANSUZ: (Fars.) Ka. 1. Cihan yakan. 2. Gaznclilerdcn Buhran Şahı
mağlup edip, Gaznice ve Büst şehirlerini yakıpyıkan, gaddar vahşi
AlaeddinHüseyirie verilen ad.
CİHANŞAH: (Fars.) Er. Cihan'ın şah'ı. KaraKoyunlu padişahlarından
Timur'un ölümünden sonra kaybedilen yerleri geri almıştır.
CİLASUN: (Tür.) Er. Babayiğit, boylu, boslu, delikanlı, gürbüz.
CİLVE: (Ar.) Ka. 1. Hoşa gitmek için yapılan davranış. 2. İşve, naz.
3. Yeni gelin duvağının kaldırılması merasiminin ve bu münasebetle güveyin
geline verdiği hediyenin (Türk yüz görümlüğü) adıdır.
CİNAN: (Ar.). Cenneüer, yedi göğün üstünde ve Arş ile Kürsi'nin
altındaki sekiz cennet. Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.
CİNUÇEN: (Tür.) Er. Üstün, galip, zafer kazanmış.
CİRYAL: (Ar.) Ka. 1. Bir nevi kırmızı boya. 2. Altının kırmızılığı.
3. Temiz renk. 4. Saf.
CİVAN: (Fars.) Er. Genç, delikanlı, yakışıklı. (bkz. Cevan, cuvan).
CİVANBAHT: (Fars.) Er. Mutlu, şanslı (kimse).
CİVANMERT: (Fars.) Er. Cömert, eli açık genç, delikanlı.
COŞAN: (Tür.) Er. Coşku duyan, heyecanlı (kimse).
COŞ AR:(bkz. Coşan).
COŞKUN: (Tür.) Er. 1. Coşmuş, galeyana gelmiş. 2. Duyarlı, aşın
hareketli.
COŞKUNER: (Tür.) Er. Coşan kimse.
COŞKUNSU: (Tür.) Er. Sel, gürültüyle akan su.
CÖMERT: (Tür.) Er. 1. Elinde olanı harcayan, eli açık. 2. Başkalarına
yardımdan kaçınmayan.
CUDİ: (Ar.) Er. 1. Cömert, eli açık. 2. İyilik severlikle ilgili.
Dicle nehri kıyısında bir dağ. Nuh'un gemisinin tufandan sonra bu dağın üzerinde
durduğu söylenir.
CUDİYE: (Ar.) Ka. (bkz. Cudi).
CUMA: (Ar.) Er. 1. Haftanın beşinci günü. 2. Müslümanların ibadet ve
Bayram günü. 3. Cuma günü kılınan öğle namazı. 4. Toplanma. Surei Cuma Kur'an'm
62. suresi.
CUMALİ: (Tür.) Er. Cuma günü doğan.
CUMHUR: (Ar.) Er. 1. Halk, ahali. 2. Kalabalık, başıboş kalabalık. 3.
Takım, heyet. Tekke musikisinde koro tarafından okunan ilahi.
CÜBEYR: (Ar.) Er. Küçük kahraman, küçük yiğit. Sahabe
isimlerindendir.
CÜHEYNE: (Ar.) Er. Ünlü bir Arap kabilesidir. KızıldenizVadi'lKura
arasında yaşamaktadırlar.
CÜMANE: (Ar.) Ka. Tek inci anlamında. Hz. Ali (r.a.)'nin kızkardeşi
ve Rasulullah'ın amcasının kızı olan hanım sahabi.
CÜNEYD: (Ar.) Er. 1. Küçük asker, askercik. Cüneydi Bağdadi: Ünlü
mutasavvıf.

 
 
 Kırık Link veya Kural Dışı İçerik    Logged 

--------------------------------------------------------------------------------
// Asimetrik vakalarda kıblemizi nasıl bulacağız?
 
 
ESED
Elbakîhüvelbakî
SF Admin


Popülerlik 96
 Online

Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7818


Bilmek yetmez anlamak gerek...


    Ynt: C-Ç ile başlayan isimler
« Yanıtla #1 : Haziran 11, 2006, 01:23:44 pm » Alıntı 

--------------------------------------------------------------------------------
Ç ile başlayan isimler

--------------------------------------------------------------------------------

ÇAĞA: (Tür.). Çocuk.
ÇAĞAÇAR: (Tür.) Er. Çağ açacak kimse.
ÇAĞAKAN: (Tür.) Er. Çağı yakalayan, çağdaş.
ÇAĞAN: (Tür.) Er. Bayram, şenlik.
ÇAĞANAK: (Tür.) Er. Körfez, liman.
ÇAĞAR: (Tür.) Er. 1. Bayram. 2. Kalın ve kuvvetli deve kösteği. 3. Doğan kuşu.
ÇAĞATAY: (Tür.) Er. 1. Yavru at, tay. 2. Doğu Türklerine, lehçelerine dayanılarak verilan ad. Çağatay Han: Cengiz Han'ın 2. oğlu Çağatay. Müslümanlara ve dinin emirlerine karşı politika uygulamakta ve Moğol yasasını tatbik etmekteydi. Gusl abdcstini yasaklamıştı. Hristiyan dostu olarak bilinmektedir. Marco Polo kendisinin vaftiz edildiğini kaydetmiştir.
ÇAĞILI: (Tür.). 1. Çağla ilgili. 2. Çakıl. 3. Çağla. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇAĞIN: (Tür.). Yıldırım, şimşek. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇAĞKAR: (Tür.) Er. Canlı, dinamik, çalışkan.
ÇAĞLA: (Tür.) Ka. Olgunlaşmamış meyve, bazı meyvelerin olgunlaşmadan, henüz yeşilken yenen hali.
ÇAĞLAR: (Tür.). Çağlayan, şelale (bkz. Şelale). Erkek ve kadın adı olarak da kullanılır.
ÇAĞMAN: (Tür.) Er. Çağın insanı.
ÇAĞNUR: (Tür.) Er. Çağın nuru, zamanın nuru. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇAĞRI: (Tür.) Er. 1. Çakır gözlü. 2. Mavi hareli göz. Çağrı bey (9901060). Büyük Selçuklu devleti hükümdarı Tuğrul beyin kardeşi. Çağn bey müslüman olduğunda Davud ismini aldı. Kardeşi Tuğrul ise Muhammed ismini almıştır.
ÇAKA BEY: (Tür.) Er. Oğuzların Çavuldur boyundan olan Türk beyi. XI. yy. ilk yansında İzmir bölgesinin hakimi oldu.
ÇAKAR: (Tür.) Er. Parıldayan, ışık veren.
ÇAKIR: (Tür.). Mavimsi, mavi renkli, gri benekli gözleri olan kişi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇAKMAN: (Tür.) Er. 1. Amacına erişen, ulaşan kimse. 2. Süt mavisi.
ÇAKMUR: (Tür.) Er. 1. Yan uykulu bakış. 2. Sert taş. 3. Pinti.
ÇALAP: (Tür.). 1. Tanrı. 2. Ateş. isim olarak kullanılmaz.
ÇALAPKULU: (Tür.) Er. Tann kulu Abdullah.
ÇALAPÖVER: (Tür.) Er. Tann'mn övgüsüne mazhar olmuş kişi.
Ç ALG AN: (Tür.) Er. Yatağı taşlık olan ve gürültüyle akan su.
ÇALKIN: (Tür.) Er. Alev.
ÇAPAN: (Tür.) Er. Tatar, ulak, postacı.
ÇAV AŞ: (Tür.) Er. 1. Güneş. Güneşli yer. 2. Güney.
CAVLAN: (Tür.). Büyük çağlayan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇAVLI: (Tür.). Ava alıştınlmamıaş doğan. Çavlı Çandar. (Öl. 1146). Selçuklu emiri. Sultan Mesud döneminde yararlı işler yaptı.
ÇAYKARA: (Tür.). Küçük akarsu, yazın kuruyan küçük akarsu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇELEBİ: (s.) Er. 1. Efendi, nazik ve kibar. 2. Şehir terbiyesi almış okuryazar kimse. 3. Osmanlı devletinin ilk devirlerinde şehzadelere verilen unvan. Musa Çelebi, Süleyman Çelebi. Mevlevi tarikatının başı bu adla anılırdı. Mevlana veya Hacı Bektaş soyundan olan kimse.
ÇELEN: (Tür.) Er. 1. Yakışıklı delikanlı. 2. Tepelerin kar tutmayan kuytu yeri. 3. Açıkgöz, becerikli, kurnaz. 4. Evlerin dışında bulunan saçak.
ÇELGİN: (Tür.) Ka. Yaralanarak kaçan av hayvanı.
ÇELİK: (Tür.) Er. 1. Su verilip sertleştirilen demir. 2. Çok güçlü kuvvetli. 3. Kısa kesilmiş dal.
ÇELİKEL: (Tür.) Er. Çelik gibi güçlü el.
ÇELİKER: (Tür.) Er. Çelik gibi güçlü kimse.
ÇELİKHAN: (Tür.) Er. Güçlü hakan, yönetici.
ÇELİKKAN: (Tür.) Er. Güçlü soydan gelen kimse.
ÇELİKÖZ: (Tür.) Er. (bkz. Çelik).
ÇELİKSU: (Tür.) Er. (bkz. Çelik).
ÇELİKYAY: (Tür.) Er. Güçlü, kuvvetli.
CEMAN: (Fars.) Ka. 1. Salma salma yürüyen. 2. Nazlı sevgili.
ÇEMENZAR: (Fars.) Ka. OÜak. Çimenlik.
ÇERAĞ: (Fars.) Er. 1. Yağ kandili, lamba, mum. 2. Atın şaha kalkması. 3. Çırak edilme. 4. Bir memuriyete ve ihsana nail olan. 5. Vazifesinden emekli edilen.
ÇERME: (Tür.) Er. 1. Çay kıyılarında sulu ve yeşil yer. 2. Akarsulann topraktan çıkan sızıntısı. 3. Kaynak.
ÇEŞMAN: (Fars.). Gözler. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇEŞMİAHU: (Fars.) Ka. Ahu gözlü kadın, ceylan gözlü güzel.
ÇEŞMİNAZ: (Fars) Ka. 1. Süzerek hakma, bakış. 2. Nazlı nazlı bakan göz. 3. Güzel gözlü sevgili.
ÇEŞPAN: (Fars.). Layık, uygun, münasip, yakışır. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇERİ: (Tür.). Asker, savaşçı.
ÇETİN: (Tür.) Er. 1. Sert, işlenmesi, elde edilmesi, çözümü zor, sarp, müşkil. 2. İnatçı, azimli, şedid.
ÇETİNALP: Er. (bkz. Alp).
ÇETİNAY: (Tür.) Er. (bkz. Çetin).
ÇETİNEL: (Tür.) Er. (bkz. Çetin).
ÇETİNER: (Tür.) Er. (bkz. Çetin).
ÇETİNÖZ: (Tür.) Er. (bkz. Çetin).
ÇETİNSOY: (bkz. Çetin).
ÇETİNSU:(Tür.) Er. (bkz. Çetin).
ÇEVİK: (s.) Er. Çabuk davranan, hızl ve hareketli.
ÇEVİKCAN: (bkz. Çevik).
ÇEVRİM: (Tür.) Er. 1. Sınır. 2. Girdap. 3. Sürekli ve düzenli değişme.
ÇIDAM: (Tür.) Er. Sabır, tahammül.
ÇINAR: (Fars.) Er. Çınar ağacı.
ÇINAY: (Fars.) Ka. Soylu ay, ayın en parlak zamanı.
ÇIRAĞ: (Fars.). Meşale, ışık, kandil (bkz. Çerağ). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇİÇEK: (Tür.) Ka. 1. Bitkilerin üreme unsurlarını ihtiva eden renkli veya beyaz renkte açan, çok defa kokulu, sonradan meyve veya tohum haline gelen kısımları (bkz. Şükûfe). 2. Bitki, çiçek açan bitki. 3. Bazı şeylerin toz haline getirilmiş özü, kükürt çiçeği. 4. Kumaş veya başka şeyler üzerine yapılan renkli veya renksiz süsleme. ÇİĞDEM: (Tür.) Ka. Zambakgillerden, soğanlı otsu, çeşitli renklerde çiçek açan kır bitkisi, mahmur çiçeği.
CİLA Y: (Tür.) Ka. Ayın üzerinde beliren açık renk lekeler.
ÇİLE: (Fars.). 1. Zevk ve sefadan el çekerek kuytu bir yerde yapılan 40 günlük ibadet. 2. Eziyet, sıkıntı. 3. ibrişim, yün vs. demeti. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇİLTAY: (Tür.) Er. Üzerinde benekler bulunan tay.
ÇİNEL: (Tür.). Doğru, dürüst, namuslu kimse. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇİNER: (Tür.). (bkz. Çinel). ÇİNTAR: (Tür.) Er. Sabah vakti. ÇİNTAY: (Tür.) Er. Soylu at ,, ^
ÇİNUÇİN: (Tür.) Er. Üstün, galip, zafer kazanmış.
ÇİRAY: (Fars.). 1. Yüz çizgileri, yüz güzelliği. 2. Beniz, yüz. 3. insan resmi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇİRE: (Fars.). 1. Maharetli, becerikli. 2. Kahraman, yiğit. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. ? ; ^
ÇİTRA: (Fars.) Er. Afganistan'da bir kabile. Büyük ekseriyetle ari ırktan olup narin yapılı, güzel gözlü ve gür saçlı, hoş ve cazip tavırlı olmalarına rağmen haşin, sert yapılı ve gaddar olarak bilinmektedirler.
ÇOĞA: (Tür.) Er. Çocuk, yavru. ÇOĞAHAN: (Tür.) Er. (bkz. Çoğa).
ÇOĞAN: (Tür.) Er. Kökü ve dallan sabun gibi köpüren bitki, çövcn.
ÇOĞAŞ: (Tür.) Er. Güneş. ÇOĞUN: (Tür.). Çok defa, ekseriya.
ÇOKAY: (Tür.) Er. 1. Köy zengini, çiftlik sahibi. 2. Eşkıya.
ÇOKMAN: (Tür.) Er. Topuz, gürz.
ÇOLPAN: (Tür.) Ka. 1. Çoban yıldızı. 2. Aciz, beceriksiz, zavallı. 3. Zühre, venüs.
 
 
 
Logged
SF 刀ムフo尺 'diyor Ki!
^~¿•¿..Merak edilecek bir yanım yok, Sıradan biriyim. Bahsedilecek kadar özel, Bahsi edilmeyecek kadar eskiyim.  ¿•¿`~
SosyeteForum
Anahtar Kelime
*
Offline

Mesajlar: 17014


View Profile
Re: C ile başlayan isimler
« Posted on: 22 Kasım 2008, 20:11:19 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: C ile başlayan isimler oyunları, C ile başlayan isimler programı, C ile başlayan isimler oyunu indir, C ile başlayan isimler program yükle, C ile başlayan isimler download, C ile başlayan isimler hikayeleri, C ile başlayan isimler resimleri, C ile başlayan isimler haber, C ile başlayan isimler yükle, C ile başlayan isimler videosu, C ile başlayan isimler msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
   

 Logged
Anahtar Kelimeler: C ile başlayan isimler C ile başlayan isimler  
Sayfa: 1
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
GoogleTagged

Gitmek istediğiniz yer:  

© SosyeteForum.net 2007-2008 Tüm Hakları Saklıdır!
SosyeteForum en iyi 1280x1024 ekran çözünürlügünde görüntülenir
|YouTube İndir|Rss Robot|Arşiv Evi|Sitemap |Sitemap 2 |xml|Arşiv |Arşiv 1| Wap | Wap2 | Wap Forum | XML |Sitemap XML | Rss| Urllist|Tags|Etiketler|SK|
SosyeteForum
SosyeteForum.net MevzuForum! Sizin Mevzunuz! Asfalt Kaplama Webkaynak.biz Oyun Merkezi Bedirhan Gökçe YeAL-FoRum