03 Aralık 2008, 04:48:11 *  SF AnaSayfam Yap  Sık Kullanılanlara Ekle

SF Duyurular

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı Adı:
Şifre:
SF Duyurular
.

eXTReMe Tracker  
Ana Sayfa Flash Chat
Hızlı Arama
Takvim İstek Hattı Satranç Flash Oyunlar Giriş Yap Kayıt

SF Konu Bilgileri SF Kısayollar
Konu Basligi ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN)
Cevaplar 4
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 119
Önceki Önceki Konu

Sayfa: 1 Konuyu Okumuş Olanlar
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN)  (Okunma Sayısı 119 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
31 Mayıs 2008, 18:21:45
SF Üye Bilgileri


Ruh Halim:
Cinsiyet: Bayan

SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
SF Aktiflik

SF Seviye

SF Karizma


Rep Gücü: 14276
Rep Puanı 1070259

İletişim
Üyelik Bilgileri WWW Offline
« :»

ÇOBANIN AŞKI

Aşıktı delikanlı. Sevgilisinin isminden başka bir şey bilmediğinden
mi,
konuşmaya mecali olmadığından mı bilinmez, arkadaşı anlatıyordu onun
halini:

- Gözleri günlerdir uyku görmedi efendim, diyordu, yemiyor, içmiyor,
işi
gücü, gecesi gündüzü havası suyu o kız oldu sanki. Ne desem kâr
etmiyor, son
bir çare diye geldik size. Halbuki “sen bir garip çobansın, o padişahın
kızı, davul bile dengi dengine” dedim ya, dinlemiyor efendim, ama
herhalde
aşkın gözü kördür diye de buna diyorlar, değil mi efendim...

İhtiyar adam bu esnada gözlerini dikmiş, iskeletinin üstüne deriden bir
zırh
giydirilmişcesine zayıf, çelimsiz, saçı sakalına karışmış, uzaklara
dalıp
dalıp giden, gözlerinde aşktan gayrısı kalmayan diğer çobanı süzüyordu.
Sonra bir ah çekti, yüzünü nefes almadan konuşmasını sürdüren
delikanlıya
çevirip tebessüm etti.

- Kolay evlat kolay, dedi, çaresizseniz çare sizsiniz. Ve tane tane
anlatmaya başladı.

İki genç çobanın, çökmek üzere olan bu dağ kulübesinde dertlerine
derman
aradıkları ihtiyar adam, aslında padişahın bütün dertlerini paylaştığı,
her
meselesini danıştığı bir bilge idi. Yıllar önce padişah kendisini
tanıyıp
sevdiğinde bir tek şey istemişti ondan; burada yaşamaya devam edecekti
ve
kimsecikler bilmeyecekti kim olduğunu. O günden beri de bu kulübede
yaşıyor,
gelen geçene ikram edip, gül alıp gül satıyordu. Padişahın kızının
aşkıyla
eriyip muma dönen genç çoban ve yanındaki kadim dostu nereden bilsindi
bu
garip ihtiyarın padişahın gönlüne sultan olduğunu.

Aşık genç, ihtiyar adamın anlattıklarını dinledikten sonra, her şeyin
bittiği anda başlayan son ümide sımsıkı sarılanların o saf ve tertemiz
teslimiyetiyle:

- Sahiden bu kadar kolay mı efendim, dedi, yani o mağarada elimde
tesbih ,
kırk gün Allah dersem sevdiğime kavuşabilir miyim, onunla evlenebilir
miyim?

- Evet , dedi bilge, kırk gün o mağarada gece gündüz Allah diyeceksin,
kırk
gün sonra padişahın kızı senindir.

İki dost hemen yola çıktılar, aşık çobanın yüzüne kan, dizlerine
derman,
yüreğine yeniden can gelmişti. Arkadaşına sarılıp, elinde tespih,
gönlünde
aşk, yüzünde ümit çiçeklerinden örülme bir tebessüm, mağaranın yolunu
tuttu.
Gelir gelmez hiç vakit kaybetmeden diz çöktü, dualar etti, gözlerini
kapattı, kalbini padişahın kızına bağladı, eline tesbihini aldı ve
dudakları
kıpırdamaya başladı: Allah, Allah, Allah...

Günler günleri padişahın kızının hayaliyle tespih taneleri gibi
kovalayadursun, mağaranın yakınındaki köyleri bir söylenti çoktan
sarmıştı.
Herkes birbirine karşı dağdaki mağarada gece gündüz Allah diyen gençten
bahsediyordu. Cami çıkışında ihtiyarlar, çe ş me başında kadınlar,
tarlada
işçiler, top oynarken çocuklar, herkes onu konuşuyordu:

- Şu karşı mağarada bir genç varmış, kendini Allah'a adamış, gece
gündüz
durmadan Allah diyormuş, Allah Allah ...”

Aşık dostunun ne halde olduğunu merak eden genç çoban, mağaraya
geldiğinde
üç hafta geride kalmıştı bile. Bizimkinin gözleri kapalıydı,
dudaklarının da
kıpırdamadığını görünce, uyuyakaldı herhalde diye düşündü. Tespih
tanelerinin parmaklarının arasında dolaşmaya devam ettiğini görünce de,
bu
nasıl uyku diye sordu kendine. Bu sırada gözlerini açan genç adam ,
karşısında arkadaşını görünce, günlerdir yalnızlığıyla paylaştıklarını
birbiri ardınca anlatmaya başladı: Kırk günün yarıdan fazlası geçmişti,
o
durmadan Allah diyordu, ama ne padişahın kızı vardı, ne bir haber, ne
bir
ümit kırıntısı... Acaba, diyecek oluyor, yutkunuyor, hayır diyor,
tespihine
bakıyor, bir kalp gibi atan sağ el işaret parmağını sabitlemeye
çalışıyor,
avuçlarını sıkıyor, gözleri doluyordu. Vedalaştılar. Ay ışığında
dostunun
gözlerine yayılan başkalık dikkatini çekmişti genç çobanın.
Aşık çoban yeniden eline tesbihini aldı, gözlerini kapattı, boynunu
neye
bağlayacağını bilemediği kalbine doğru büktü, dudakları kıpırdamıyordu
artık, sustu gece, mağaranın duvarları sustu, tükendi her şey, hiç
tükendi,
an bitti, sadece bir söz kaldı: Allah...
Kırk günün dolmasına üç-beş gün kala, mağaradaki dervişin namı bütün
ülkeyi
sarmış, nihayet sarayın koridorlarında konuşulur olmu ştu. Meselenin
aslını
merak eden padişaha, bu insanların bir yerde sürekli kalmadıklarından,
bulundukları mekâna bereket getirdiklerinden, ne yapıp-edip bu dervişi
ülkelerinde yaşamaya ikna etmeleri gerektiğinden uzun uzun bahsetti
başveziri . Ne yapması gerektiğini artık bilen padişah, nasıl yapması
gerektiğini bilemediği bütün zamanlarda yaptığı gibi, dağ kulübesinin
yolunu
tuttu. Hürmetle diz çöktü bilge ihtiyarın önünde. Derdini anlattı,
derman
diledi. Sarayının yanına bir saray yaptırmaktan, o dervişi veziri
yapmaya,
sancak-tuğ vermeye kadar saydığı her şey, bilgenin:
- Hünkârım , gönül erleri mala-mülke, makama-mansıba itibar etmezler,
demesiyle son buldu.
Kaderdi bu, padişahlarla köleleri aynı eteğin önünde diz çöktürür,
birinin
derdini diğerine derman eyler, ikisini de aynı tebessümle bahtiyar
ederdi.
Güldü ihtiyar:
- Neden kerimenizin nikâhını teklif etmiyorsunuz sultanım, dedi.
Şaşırma
sırası padişaha gelmişti.
- Nasıl yani, diyebildi, bu şerefi bize lütfederler mi, kabul ederler
mi?
Kırkıncı günün güneşi batmak üzereydi genç aşığın mağarasının
üstünden...
Padişah ve ihtiyar bilge en önde, arkalarında vezirler, onların
arkasında
halktan meraklı bir kalabalık ve en arkada da olup bitenlere bir mana
vermeye çalışan aşık çobanın arkadaşı, mağaraya doğru yürümeye
başladılar.
Bu arada bizim aşık kendinden öylesine geçmiş, tespihiyle öylesine bir
olmuştu ki, gelenler içeri girseler ve bir tesbihten başka bir şey
bulamasalar şaşırmazlardı.
Padişah edepte kusur etmemeye çalışarak içeri girdi, ellerini birbirine
bağladı, duyulması güç bir sesle;
- Efendim , dedi, sizi ziyarete geldik.
Yavaşça başını çevirdi aşık , sonra bütün vücuduyla döndü, gözlerinde
en
ufak bir şaşkınlık emaresi yoktu, sapsarı bir heykel gibiydi. Herkes
heyecan
içinde. Vezirler, halk, genç çoban, mağara, tespih, sessizlik, duvar...
Hatta güneş bile batmaktan vazgeçmiş, kafasını mağaranın içine doğru
uzatarak olan biteni görme telaşındaydı.
Padişah meramını anlattı, türlü tekliflerde bulundu. Ne saray, ne
vezirlik,
ne tuğ ne de sancak, hiç birinde gözü yoktu dervişin.
- Efendim , diyebildi en son, sessizce, benim bir kızım var efendim,
zat-ı
âlinize layık değil belki, ama lütfeder nikâhınıza alırsanız bizi
bahtiyar
edersiniz...
Kırk günlük çile nihayet bitmiş, olmaz denilen olmuştu. İşte aşık
maşukuna
kavu ş acak , murad hasıl olacaktı. Bizimkinin arkadaşı sevinçten
ağlıyordu.
Soru ve cevap sanki bu soru sorulsun, cevabı verilsin diye
yaratılmıştı.
Sessizlik ilk defa bağırmak, haykırmak istiyordu ve bütün gözler genç
adamdaydı.
Usulca doğruldu oturduğu yerden, etrafını şöyle bir süzdükten sonra,
gözlerini padişahın gözlerine dikti, sarhoş gibiydi. Kendinden emin bir
ifadeyle:
- Hayır , dedi, kızınızı istemiyorum.
Birden ortalığı bir sessizlik kaplayıverdi. Padişah mahzundu, halk
hayret
içindeydi, vezirler şaşkınlıkla birbirine bakıyor, bilge tebessüm
ediyordu.
Aşık çobanın genç arkadaşı yaşlı gözlerini silip, birden ileri atılarak
bozdu sessizliği. Dostunun yanına geldi, kulağına eğilip:
- Sen ne yapıyorsun, dedi, kırk gündür bu çileyi ne diye çektin sen,
neyi
reddettiğinin farkında mısın?
Güldü aşık çoban gözleriyle ihtiyar bilgeyi arayarak:
- A dostum, dedi, ben kırk gün padişahın kızı için Allah dedim, Allah
padişahla vezirlerini ayağıma getirdi. Ya bir de Allah için Allah
deseydim...

Logged
SF Byn MaJoR 'diyor Ki!
//  Beni Bana Sor   //    
SosyeteForum
Anahtar Kelime
*
Offline

Mesajlar: 17405


View Profile
Re: ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN)
« Posted on: 03 Aralık 2008, 04:48:11 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN) oyunları, ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN) programı, ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN) oyunu indir, ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN) program yükle, ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN) download, ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN) hikayeleri, ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN) resimleri, ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN) haber, ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN) yükle, ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN) videosu, ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN) msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
31 Mayıs 2008, 20:28:59
SF Üye Bilgileri



Ruh Halim:
Cinsiyet: Bayan

SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
SF Aktiflik

SF Seviye

SF Karizma


Rep Gücü: 32406
Rep Puanı 2425170

İletişim
Üyelik Bilgileri Offline
« Yanıtla #1 :»

çok güsel demiş snnda çok gsel bi hkaye ablacm +  Çok Mutluyum
Logged
SF Mc_SuMmEr5 'diyor Ki!
İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için...
31 Mayıs 2008, 23:27:06
SF Üye Bilgileri


Ruh Halim:
Cinsiyet: Bayan

SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
SF Aktiflik

SF Seviye

SF Karizma


Rep Gücü: 14276
Rep Puanı 1070259

İletişim
Üyelik Bilgileri WWW Offline
« Yanıtla #2 :»

Alıntı:-y-a-z- tarafından gönderildi.
çok güsel demiş snnda çok gsel bi hkaye ablacm +  Çok Mutluyum

ewt ablası bende çok beğendim ve duygulandım..herkes anlayamaz bunu cnm sen üşenmeyip okumuş ve anlamışsın ne mutlu sana canımsın.
Logged
SF Byn MaJoR 'diyor Ki!
//  Beni Bana Sor   //    
31 Mayıs 2008, 23:39:14
SF Üye Bilgileri



Ruh Halim:
Cinsiyet: Bay

SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
(¯`·.LoStSeVeR.·´¯)

SF Aktiflik

SF Seviye

SF Karizma


Rep Gücü: 51423
Rep Puanı 3854367

İletişim
Üyelik Bilgileri Offline
« Yanıtla #3 :»

Çok güzel... Teşekkürler paylaşım için.
Logged
SF Mc_uNiVeRsE10 'diyor Ki!
_4 - 8 - 15 - 16 - 23 - 42

_M©_µNïV3rS3 10( 8 )
01 Haziran 2008, 08:26:35
SF Üye Bilgileri



Ruh Halim:
Cinsiyet: Bayan

SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
SF Aktiflik

SF Seviye

SF Karizma


Rep Gücü: 32406
Rep Puanı 2425170

İletişim
Üyelik Bilgileri Offline
« Yanıtla #4 :»

Alıntı:BaBy_CiXx tarafından gönderildi.
Alıntı:-y-a-z- tarafından gönderildi.
çok güsel demiş snnda çok gsel bi hkaye ablacm +  Çok Mutluyum

ewt ablası bende çok beğendim ve duygulandım..herkes anlayamaz bunu cnm sen üşenmeyip okumuş ve anlamışsın ne mutlu sana canımsın.


 Utandım Utandım Bebişim Bebişim  Çok Mutluyum
Logged
SF Mc_SuMmEr5 'diyor Ki!
İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için...
SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
   

 Logged
Anahtar Kelimeler: ÇOBANIN AŞKI(Üşenmeyin Okuyun LÜTFEN)
Sayfa: 1
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir