Serdar OrtaçLinklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş Yap16 Şubat 1970 tarihinde İstanbul’da doğdu. Ilk öğretiminii Kocamustafapasa'da ve ortaokul öğretimini Suadiye Lisesi'nde tamamladı. Haydarpaşa Meslek Lisesinde torna-tesviye bölümünde liseyi bitirdi.
Yüksek öğretimine Bilkent Üniversitesi Amerikan Dili ve Edebiyatı Bölümünde başladı. Fakat tahsilini tamamlamadan üniversiteden ayrıldı.
1993 senesinde istanbulda özel radyolarda program yapımcısı ve sunucu olarak çalıştı. Programlarını dinleyen bir plak yapımcısı tarafından Raks müzik şirketi ile anlaşma yapması teklif edildi. Böylelikle o gune kadar yazdıgı şarkılarını, kendi sesi ile seslendirme şansını yakaldı ve ilk albümünü yaptı. 1994 yılında ilk albümü "Aşk İçin-Karabiberim" ile muzik dunyasına merhaba dedi. 1996'da ikinci albümü olan Yaz yağmuru'nu yaptı.Bu albümün tamamını ispanyolca seslendirerek Meksikada bir albüm yaptı.Daha sonra Türkiye'de de bu albümü , ispanyolca bir single olarak hazırladı. 3. Albümü olan GECELERIN ADAMI, 1998 senesinde piyasaya çıktı. 4. Albüm calısması BILSEMKI 2000 senesinde çıktı. 5. Albümü OKYANUS oldu.2002 senesinde piyasaya çıktı. 6. Albüm BENİ UNUT/ÇAKRA 2004 senesinde satışa sunuldu.
Ödülleri :
1994 Kral tv Video Müzik Ödülleri - En iyi çıkış yapan sanatçı 1997 Milliyet Yılın En Sevilen Şarkısı - Padişah 1999 Hürriyet Altın Kelebek - Yılın en başarılı sanatçısı. 2000 Kral tv Video Müzik Ödülleri - Pop Müzik en iyi erkek sanatçı 2003 Radyo ve TV Oscarları - En iyi Show Programı : Serdar Ortaç'la Hep Beraber
Muazzes ErsoyLinklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapTürk Müziği'nin "Nostalji Kraliçesi" ve "Devlet Sanatçısı" Muazzez Ersoy, 9 Ağustos 1958 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Gerçek adı Yıldız Levent olan hanımefendi sanatçı, çocukluk ve gençlik yıllarını Kasımpaşa'da geçirdi. Müzikle ilgilenmesinde en büyük etken, annesinin müziğe olan ilgi ve sevgisi oldu. Annesinin bu tutkusu sanatçıyı gençlik yıllarında etkisi altına aldı ve ortaokulu bitirdikten sonra öğrenimini müzik dersleri alarak sürdürmeye karar verdi. Bu yıllarda İrfan Özbakır ve Baki Duyarlar gibi değerli müzik hocalarından dersler aldı. Sanatçı, tezgahtarlık yaparak kazandığı birikimlerini müzik derslerine yatırdı. Bu arada 1974 yılında küçük yaşta evlendi ve iki yıl evli kaldı. Bu evlilikten Ender isminde bir oğlu oldu. Eşinden ayrıldıktan hemen sonra müzik dersleri almaya devam etti.
Muazzez Ersoy, ilk olarak 1982 yılında İstanbul Pembe Köşk Gazinosu'nda assolist olarak sahneye çıktı. Bu arada 1985 yılında TRT Ankara Radyosu'nun açmış olduğu sınava katıldı ancak kazanamadı. Bu başarısızlık sonraki çalışmaları için itici bir güç oldu. 1989 yılında TRT Ankara Radyosu şeflerinden değerli üstat Cahit Ünyaylar'la çalışmaya başladı. Ersoy, 1990 yılında TRT'ye gönderdiği, yorumu kendine ait olan altı eserle denetimden geçti ve ekranlardan da dinleyicilerine seslenmeye başladı.
Muazzez Ersoy, ilk olarak "Seven Olmaz ki" adlı albümüyle dinleyicileriyle buluştu. Ardından ikinci albümü "Herşeyim Sensin"le tüm müzikseverlerin gözdesi oldu. Daha sonra Raks Müzik Yapım ile anlaşarak "Sizi Seviyorum" adlı çalışmasıyla büyük başarı kazandı. Bu albümde Selçuk Tekay ve Özkan Turgay gibi değerli ustalarla çalıştı.
Neşe Müzik Yapım'dan çıkardığı ikinci albümü "Sensizlik Bu" ile satış rekorları kıran Ersoy, bu çalışmadan itibaren müzikal çalışmalarını değerli üstat Ali İhsan Kısaç'la yürütmeye başladı. Müziğimizin "taçsız kraliçesi" Muazzez Ersoy, "Nostalji 1" adlı albümüyle müzikseverlerin kalbinde yer etmiş nostaljik parçaları yeniden yorumlayarak bir ilke imza attı. Düzenlemelerini ünlü müzisyen Osman İşmen'in yaptığı albümde "Kalbimi Kıra Kıra”dan "Yemenim de Hâre Var"a, "Adını Anmayacağım"dan "Sevemedim Karagözlüm"e onaltı şaheser yer aldı. Türk Musikisi'ne adını kazımış Selahattin Pınar, Saadettin Kaynak gibi üstatların yanında Orhan Gencebay, Suat Suna gibi yıldız sanatçıların eserlerini seslendirdi. Albüm tüm ülke çapında müthiş başarı kazanarak satış rekorları kırdı. "Nostalji 1"in kazandığı başarıyı takiben dinleyicilerinin beğenisine sunulan "Nostalji 2" ve "Nostalji 3" de müzikseverlerin gönlünü fethederek önceki albümlerin başarısını tekrarladı. "Aşkin Kanunu", "Gözleri Aşka Gülen", "Oyun Bitti", "Zor Dostum Zor", "Kıskanırım" gibi eserler yeniden tüm
müzikseverlerin diline düştü.
Sanatçı kısa bir süre sonra "Nostalji 4" ve "Nostalji 5" albümlerini birarada hayranlarına sundu. Muazzez Ersoy, albümlerde yine sevilen türkü ve şarkıları yorumladı. CD ve kaset formatında yayınlanan albümlerin yanında, bir de hediye olarak "Nostalji 6" albümü verildi. Böylece üç albümden oluşan bu kompilasyonla bir ilke daha imza atılmış oldu. Türkiye'de ilk defa bir sanatçının üç adet albümü bir paket halinde çıkmış oldu. "Nostalji 6" albümünde Muazzez Ersoy, Klasik Türk Musikisi'nin yıllandıkça güzelleşen eserlerini yorumlayarak Şekip Ayhan Özışık, Ismail Dede Efendi, Veli Dede, Erol Sayan gibi musiki üstatlarına saygısını sunmuş oldu.
12 albümden oluşan "Nostalji" serisi müzikseverlerin büyük ilgisine mazhar olarak dokuzbuçuk milyonun üstünde bir tiraja ulaştı. Sanatçı bir çok altın ve platin plakla ödüllerindirildi. Bir çok kuruluş tarafından çalışmaları ödüllendirilen Muazzez Ersoy, 1998 yılında Kültür Bakanlığı'nın önerisiyle Sayın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından "Devlet Sanatçılığı"yla ödüllendirildi.
Son yıllarda Nostalji çalışmalarına ara veren ve yeni şarkılardan oluşan "Senin İçin", "Seni Seviyorum" albümleriyle bir kere divalığını kanıtladı!
Cihan ÜnalLinklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapOyuncu | 1949 - Kastamonu
Cihan Ünal, 1949 yılında Kastamonu, Taşköprü'de dünyaya geldi. İlkokulu Tosya ve Kırıkkale'de, orta okulu Ankara Cebeci Ortaokulu'nda, liseyi ise Ankara Kurtuluş Lisesi'nde okudu. Yüksek öğrenimini Ankara Devlet Konservatuarı'nda tamamladı. Ortaokul ve lise döneminde Ankara Radyosu Çocuk Saati ve Halkevleri Tiyatro Bölümü'nde amatör çalışmaları oldu. Aydın fikirli, sanatı seven, destekleyen babası ilkokul öğretmeni Hüseyin Ünal ile annesi Rahiye Ünal, çocuklarını her zaman sanata yönlendirdi.
Cihan Ünal'ın ağabeyi Mete Ünal, Ankara Opera Orkestrası'nda viyola çalıyor. Ablası Hepşen Akar da Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı. Cihan Ünal ailesinin desteğini hiç unutmadı...
'Benim sanatçı olmam da annemle babam kadar, ağabeyim ve ablamın da destekleri büyük oldu. Eğer tiyatro oyuncusu olmasaydım, bir enstrümün çalmayı, müzisyen olmayı düşünürdüm.'
Cihan Ünal, 1968 yılında Ankara Devlet Konservatuarı Yüksek Bölümü'nden mezun oldu ve Ankara Devlet Tiyatrosu'nda çalışmaya başladı.
'1982 yılında bazı özel nedenler yüzünren Ankara Devlet Tiyatrosu'ndan ayrıldım. 1989 yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'na geçtim. 'Evita'daki 'Che' rolünü canlandırdım. 1995 yılında Gencay Gürün'ün kurduğu Tiyatro İstanbul'a geçtim.'
Cihan Ünal oyunculuk dışında da tiyatroya hizmet etti. 1969-82 yıllarında Ankara Devlet Konservatuarı Yüksek Bölümü'nde, 1982'de ise İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nde öğretmenlik yaptı. Sahne, mimik, diksiyon dersleri verdi.
1980 yılında TRT'de yayınlanan Yücel Çakmaklı'nın yönettiği 'IV.Murat' dizisiyle bir anda milyonların tanıdığı sanatçı oldu. Ünal, 1985 yılında yine Yücel Çakmaklı'nın yönettiği 'Osmancık' (Kuruluş' dizisinde 'Osman Gazi' rolünü oynadı. 1981-89 yılları arasında birçok sinema filminde oynayan Cihan Ünal, ilk evliliğini bir dönemin tanınmış mankeni Sabiha Tarhan ile yaptı. Bu evlilikten Irmak adında bir kızı olan Cihan Ünal'ın hayatındaki en hareketli, en duygu yüklü dönem de bu süre içinde yaşandı. Çünkü o dönemde Türkan Şoral'la tanıştı, büyük bir aşk yaşadı ve evlendi. Evet, Ünal 'Seni Kalbime Gömdüm' ve 'Mine' adlı filmlerde kamera önüne birlikte geçtiği sinemanın Sultan'ına aşık oldu. Türkan Şoray'la evliliğinden de bir kızı oldu.
Rıfat IlgazLinklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapRıfat ILGAZ 1940'ların toplumcu-gerçekçi şairlerinin başta gelenlerindendir.
1911 yılında Cide'de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı.İlk şiiri 27.07.1927'de,günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü nedeniyle buradan ayrıldı.Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi'nde öğrenim gördü.1930 yılında mezun oldu. Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova'da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 'de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı.
1939'da İstanbul Karagümrük Ortaokulu'nda Türkçe Öğretmenliğine başlayan Ilgaz'ın, yazı ve şiirleri büyük dergilerde yayınlanmaya başladı.1940 'da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne girdi. Hasan TANRIKURT, Sabahattin KUDRET AKSAL, Salah BİRSEL'le tanıştı.
Ömer FARUK TOPRAK ile 9 Eylül 1942'de Yürüyüş Dergisi'ni çıkardılar. Bu dergide Orhan KEMAL, Sait FAİK, Cahit IRGAT, A.Kadir, Nazım HİKMET (İbrahim SABRİ) ile birlikte çalıştılar.
1943'te ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944'de "Sınıf"adlı şiir kitabı çıktı. Sıkı yönetim kararı ile toplatıldı. Pertev Naili Boratav "Sınıf" için : "Yeni Türk şiirine inanmayanlara, Rıfat ILGAZ'ın kitabını okuyup anlamalarını dilemekten başka yapılacak birşey yoktur" diye yazdı.
1945'te Gün Dergisi çıktı. Ilgaz bu dergide sekreterdi. Bu dergide yazıları yayınlandı. Aziz NESİN'in Cumartesi Dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı.1946'da Esat ADİL, Sabahattin ALİ ve Aziz NESİN ile birlikte Gerçek Gazetesini çıkardılar. 1946 Ekim ayında Yığın Dergisini'ni Esat Adil MÜSTEÇAPLIOĞLU ve Adil YAĞCI ile birlikte çıkardılar.
Öğretmenliğe yeniden döndükten sonra Boğazlayan-Yozgat'a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanatoryumunda yattı.
Şubat 1947'de Sebahattin ALİ, Aziz NESİN ve Mim UYKUSUZ'un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. İmzasız yazılar yazdı. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa gibi dergilerin adı sık sık değişiyordu.
1950'li yıllarda Ilgaz, gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan gazeteler ve dergiler imzalarına pek yer vermediler. 1952-1960'da Tan Gazetesi'nde dizgici-düzeltmen ve röportaj yazarı olarak çalıştı.
Turhan SELÇUK ve İlhan SELÇUK'un çıkardığı Dolmuş Dergisi'ne "Stepne" takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalar(Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbulda bu dergide dizi olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı'nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle "Stepne"(Yedek Lastik) takma adıyla yazdı.
Ocak 1953'te "Devam" adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı.
1958 de Semih Balcıoğlu'nun çıkardığı "Taş" dergisinde Rıfat Ilgaz (!) imzasıyla yazılar yazdı.
1959 "Büyük Gazete" adında çıkan yeni bir dergiye yönetici oldu. Aynı yıl arkadaşı Suavi ile birlikte "Gar Yayınları"nı kurdu.
1961 Anayasası yürürlüğe girdikten sonra kendi adıyla yazı ve şiir yayınlama özgürlüğüne kavuşan Rıfat Ilgaz, Demokrat İzmir, Akbaba, Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus gibi yayın organlarında ve kimi edebiyat dergilerinde yazı yazabildi. Sınıf Yayınları'nı kurdu ve kendi kitaplarını yayınlayabildi.1970'te Basın Şeref Kartı'nı aldı.
1974'te emekli oldu. Doğum yeri olan Cide'ye (Kastomonu) yerleşti.12 Eylül 1980 döneminde göz altına alındı.70 yaşında gerekçesiz sorguya çekildi ve1 aydan fazla gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince İstanbul'da, oğlu Aydın ILGAZ ile birlikte ölümüne kadar yaşamaya başladı. Bu olaylar "Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra" adlı kitabında anlatılır. Birlikte Çınar Yayınları'nı kurdular.
1982 yılında Yıldız Karayel romanıyla "Orhan Kemal Roman Armağanı"nı ve" Madaralı Roman Ödülü"nü" aldı. 6 Aralık 1982 de İstanbul Şan Müzikholü'nde "55.Sanat ve70.yaş Günü" çok sayıda sanatçı ve sevenlerinin katıdığı görkemli bir törenle kutlandı.
1987 de Ocak Katırı Alagöz kitabıyla" Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü'nü aldı.
Onu hepimiz Hababam Sınıfı'nın yazarı olarak bildik. Altmış kitabı olmasına karşın onun şairliğini, romancılığını ve öykü yazarlığını unutmamamız gerekir. Kitaplarında; çağdaş, ileri görüşlü, ulusumuzdan yana birlikteliği önerir.
1993 yılında Tüyap Onur Yazarı ödülününe layık görüldü. Ne yazık ödülünü alamadan öldü.
Yıllarca bizden kendisini uzaklaştırmaya çalışan yönetimlerden sonra, demokrasi yolunda ülkemizdeki gelişmeler Rıfat ILGAZ adını yeniden yücelttiyse de, Sivas Olaylarının acısına dayanamayan duyarlılığı 7 Temmuz 1993 günü aramızdan ayrılmasına neden oldu.
şimdilik bu kadar
