Hikmet Temel Akarsu, son romanı Özgürlerin Kaderi (Nefti Yayınları) ile polemik konusu oldu.
Türk okuruna rock’n roman kavramını tanıtan, Kayıp Kuşak dörtlemesi ile de 1980-1990 arasındaki karanlık dönemde “genç insanları ezip geçen savrulmalarına hüzünlü, lirik bir bakış” getiren Hikmet Temel Akarsu, Malazgirt Meydan Muharebesi ekseninde bahadırların hayatını anlatan son romanı Özgürlerin Kaderi (Nefti Yayınları) ile polemik konusu oldu.

Radikal Kitap’ın 23 Mayıs 2008 tarihli nüshasında Göktuğ Halis imzasıyla çıkan “Özgür Olmanın Bedeli” başlıklı yazıda Akarsu, “kaba milliyetçilik”le suçlanıp. çoksatar olmak amacıyla “resmi tezlere sırtını yaslamak”la eleştirildi.
Özgürlerin Kaderi’nin bir tür epic metal olarak görülmesi gerektiğini düşünen Akarsu, bu gelişmeler karşısında, şunları dedi: “Kral Arthur’un İngilizlere nefretle bakamayacağı gibi, Jeanne D’arc’ın Fransızlara düşman olamayacağı gibi benim romanımın kahramanları da Selçuklulara ve Sultana karşı büyük sevgi ile bağlıdırlar. O nedenle, bu tarz romanların bir gereği olarak övücü ifadeler bonkörce kullanılmıştır. Bu tarz hamaset, şövalye romanlarının ya da epik edebiyatın “zorunlu hareketler serisi”ndendir. Ben, faşist saiklerle damgalanmaya ve kimi kötü niyetli çevrelerce insanlık ailesinin dışına sürülmeye çalışılan toplumumuzun güzel yanlarını ortaya çıkarmaya çalışırken, insanlığın ortak idealleri olabilecek özgürlük, eşitlik, paylaşma, dayanışma, doğayla uyum gibi özlediğimiz yaşam anlayışlarının gerçek sahibi ve “müellifi” gibi davranmaya çalıştım.”
Öyle görünüyor ki, Akarsu’nun son romanı milliyetçilik bağlamında daha çok tartışmalara konu olacak…
Not Alıntıdır.