07 Ekim 2008, 11:44:37 *  SF AnaSayfam Yap  Sık Kullanılanlara Ekle

SF Duyurular

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı Adı:
Şifre:
SF Duyurular

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
En Güzel Nick (Kullanıcı Adı ) Oylamasını Kazanan ♂ + ♀ = ♥ 


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Profile Resim Ekleme Ve İleti Sorunu Düzeltildi 


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Online Santranç Oyunu

eXTReMe Tracker  
Ana Sayfa Flash Chat
Hızlı Arama
İstek Hattı Satranç Flash Oyunlar Giriş Yap Kayıt

SF Konu Bilgileri SF Kısayollar
Konu Basligi Türk Bilginleri
Cevaplar 17
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 1068
Önceki Önceki Konu

Sayfa: 1 2 Konuyu Okumuş Olanlar
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: Türk Bilginleri  (Okunma Sayısı 1068 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
03 Mart 2008, 13:33:08
SF Üye Bilgileri
MaJoR

MaJöR
*
Yaş: 21
Nerden: Nefesin Tükendiği Yerden
Mesaj Sayısı: 14623
Açtığı Konular:6922



Ruh Halim:
Cinsiyet: Bay

SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
Beni Bana Sor

SF Aktiflik

SF Seviye

SF Karizma


Rep Gücü: 30000
Rep Puanı 2235454

İletişim
Üyelik Bilgileri WWW Online
« Yanıtla #15 :»

EBU'L VEFA BUZCANİ ( 940 - 988)

Onuncu yüzyılda, İslam aleminde yetişmiş büyük matematik ve astronomi alimi, ismi Muhammed bin Yahya bin İsmail bin Abbas'tır. 10 Haziran 940 (H.328) tarihinde Horosan'ın Buzcan kasabasında doğdu.Bu yüzden Ebü'l-Vefa Buzcani diye meşhur oldu. 1 Temmuz 988 (H.388) tarihinde Bağdat'ta vefat etti.

İlim tahsiline amcası Ebu Amr Mugazili ve Ebu Yahya bin Kanib'İn yanında başlayan Ebü'l Vefa, on dokuz yaşında Bağdat'a gitti (959). Ölümüne kadar burada ilim ile meşgul oldu. Şerefüddevle'nin sarayında yaptırdığı rasathanede çalışan alimIer arasında yer aldı. Matematik başta olmak üzere, ömrünün büyük kısmını astronomik gözlemler yapmak, eser telif etmek ve ders vermekle geçirdi.

Ebu'l Vefa, Matematik ve astronomideki hizmetleriyle ilim tarihinde unutulmazlar arasında yerini almıştır .Onu, gerek klasik ve gerekse modern matematik konularında gördüğümüz birçok trigonometrik kavram, tarif, teorem ve formülleri ilk defa ortaya koyan bir Müslüman bilgin olarak tanıyoruz. Yazdığı eserler, yüzyıllarca hem İslam dünyasında, hem de Avrupa'da kaynak kitaplar olarak kabul edilmiştir.

Ebü'l Vefa, trigonometride büyük hizmetlerde bulundu, ona büyük ölçüde açıklık kazandırdı. Bilhassa, küresel trigonometride sinüs konusunu ilmi bir düşünceyle inceledi. Tanjant tabloları düzenledi. Trigonometriye tanjant, kotanjat, sekant A=1/Cos A ve kosekant A=1/sinüs A tarifve kavramlarını kazandırdı. Trigonometrinin altı esas eğrisi (grafiği) arasındaki trigonometrik oranlan ilk defa belirtti. Bu oranlar, bugün bile trigonometride grafiklerin tarifinde aynen kullanılmaktadır .

Ebü'l Vefa, çağına kadar hiçbir matematikçinin yapamadığı incelikte trigonometrik çizelgeler düzenledi. Astronomik gözlemleri için gerkli olan sinüs ve tanjant değerlerini gösteren çizelgeleri on beşer dakikalık (açı dakikası) aralıklarla hesaplayarak hazırladı.

Onun matematiğe kazandırdığı bu yenilikleri, Avrupa'da ancak beş yüzyıl kadar sonra Alman bilgini Johann Müller (1436-1476) tarafından ilk defa ortaya atılıp kullanılabildi.

Bu demektir ki, Avrupa, ancak Ebü'l Vefa'nın eserlerinin Batı dillerine çevrilmesinden sonra, bu konudaki bilgilere sahip olabilmiştir. Diophantos'un ve Batlamyus'un eserlerini inceleyip, açıkladı. Zamanına kadar hiçbir matematikçinin yapamadığı hassaslıkta trigonometrik çizelgeler hazırladı. Astronomik gözlemlere için gerekli ceyb (sinüs) ve zıl (tanjant) değerlerini gösteren çizelgeleri, on beşer dakikalık açı aralıklarıyla hesapladı. Trigonometrinin altı esas oranı arasındaki trigonometrik münasebetlerini ilk defa açıkladı. Bu oranlar, günümüzde de aynen kullanılmaktadır .

Ünlü bilim tarihçisi Plorian Cajori, History of Mathematick adlı eserinde onun hakkında: " Ebü'l Vefa şüphesiz ki, Harezmi'nin matematik ve cebirdeki buluşlarını önemli ölçüde geliştirdi. Özellikle geometri ile cebir arasındaki münasebetler üzerinde durdu. Böylece bazı cebirsel denklemleri
geometri yoluyla çözmeyi başardı ve diferansiyel hesabın ve analitik geometrinin temelini kurdu. Bilindiği gibi, diferansiyel hesap, insan zekasının
bulduğu mühim ve pek faydalı bir mevzu olup, ilim ve teknolojik muasır gelişmelerin temel kaynağını teşkil etmektedir. Ayrıca, Battani'nin trigonometreleriyle ilgili eserlerini inceleyerek, girift ve anlaşılmayan yönlerini
açıklığa kavuşturdu." demektedir.

Sekant'ın kaşifi olarak genellikle Kopernik bilinirse de, ünlü bilim tarihçilerinden Morite Candon ve Carra da Vaux'un araştırmaları sonucu, bu buluşan Ebü'l Vefa'ya ait olduğu tesbit edilmiştir. Ebü'l Vefa, sinüs değerlerinin hesabı için yeni bir metod geliştirdi. Böylece hazırladığı cetvellerinde 30 derece ve 15 derecelik açının sinüsünü son derece dakik olarak, virgülden sonraki sekiz ondalık basamak halinde hesapladı.

Trigonometrinin yanında cebir ilmi üzerinde de derinlemesine çalışmalarda bulunan Ebü'l Vefa, o zamana kadar bilİnmeyen dördüncü dereceden denklemlerin çözümünü gerçekleştirdi. Bugün, 30 derecelik yayın sinüs değerinin hesaplama metodlarını da, Ebü'l Vefa'ya borçlu bulunuyoruz. Onun bulduğu bu değerin bugün bulunan değerlere göre ilk sekiz ondalık kesrinin denkliği görülmektedir .Ebul Vefa, trigonometrik çizelgeleri hazırlamada da öylesine bir incelik göstermiştir ki, onun 10 dakikalık aralıkla düzenlediği sinüs çizelgesindeki incelik (prezisyon) 1/604 kadardır .

Ebu'l Vefa, Encylopedia Britanica'nın yazdığına göre,tanjantı, yayın bir fonksiyonel olarak trigonometriye katmıştır. "Zıll=Gölge" dediği çizgileri, yayın iki katı; tanjantı ve sekantı da "kutr zıll" diye tarifetmiştir. Ebü'l Vefa, üçgenler üzerinde ilk ciddi çalışmayı yapan bilgin olarak tarihe kaydolmuştur. Onun bu konudaki keşifleri, tarifleri, kavramları, çizelgeleri, daha sonra Avrupa'nın ünlü matematikçilerinden D'Alembert (1717-1178) ve Laplace ( 17 49-1827) ile çağdaşları olan büyük matematikçilerin fikir yapıIarının temelinde yer bulmuştur .

Demek oluyor ki, klasik ve modem matematikte görülen, düzlem ve küresel trigonometriye ait tarif, kavram ve formüllerin çoğunluğunu ilk defa ortaya koyan, trigonometriye tanjant kavramı kazandıran, tanjantı yayın bir fonksiyonu olarak düşünerek trigonometrik bilgileri sistematik bir disiplin haline getiren Ebu'l Vefa'dır.

Her ne kadar müsteşrik Henrich Suter, İslam Ansiklopedisi'ne yazdığı makalede, trigonometriye tanjant, kontenjant, sekant, kosekant ile ilgili tarif ve kavramların daha önce yaşayan Habeş EI-Hasib tarafından bilindiğini kaydetmekteyse de, yapılan araştırmalar sonucunda bu görüşün doğru olmadığı anlaşılmıştır .

Ebu'l Vefa, sadece tanjant cetvellerini düzenlemek, trigonometriye sekant ve kosekantı kazandırmakla kalmadı, Sinüs problemini derinden derine inceledi. Trigonometrinin alt temes çizgisi arasındaki oranları belirtti. Onun tespit ettiği bu oranlar, bugün bile o çizgilerin tarifinde kullanılmaktadır. Aynca Ebu'l Vefa, Battani (858-929)'nin trigonometriyle ilgili eserini, hatırı sayılır derecede geliştirdi. Virgülden sonra üçüncü haneye kadar hesaplama imkanını veren sinüs cetvellerinin yeni hesaplama metodlarını buldu. Ebu'l Vefa'nın ulaştığı bu yüksek basamağı, Avrupa ancak asırlarca sonra aşabilmiştir .

Ebu'l Vefa'nın yaptığı hizmetler sadece bunlardan ibaret değildir. O, aynı zamanda büyük maharet sahibi bir geometriciydi. Birçok problemlerle uğraştı ve parabolün ekseni atrafında döndürülmesi ve parabolliod'un hacmi konularıyla meşgul oldu.

Ebu'l Vefa sadece matematikte değil, astronomide de isim yaptı. O kadar ki, bu sahada yaptığı keşif onu büyük bir şöhrete kavuşturdu. O, Avrupa'da Batlamyus'un ay teorisi üzerinde ilk defa araştırma yapan Tycho Brahe'den (1546-1601) tam 600 sene önce teorinin kritiğini yaptı, ona tenkitler yöneltti. Noksanlarını görüp yeniden gözlemlerde bulundu ve ayın üçüncü değişimini keşfetti. Bu, Ebu'l Vefa için, keşfe ismini verdirecek kadar büyüktü.

Zamanında, birçok Müslüman astronomi ve matematik alimi, Ebu'l Vefa'nın çalışmalarını ve eserlerini görmek üzere Bağdat'a gittiler ve derslerinde bulundular. Günümüzde birçok Batılı ilim adamı, Ebü'l Vefa'nın eserleri üzerinde araştırma yapmaktadır. Onun yaptığı ilmi çalışmalar, o devirde İslam alimlerinin ilim ve fende ne kadar ileri olduğunu açık bir şekilde göstermektedir .

Zahiruddin Beyhaki, Tarihu Hukema-il-İslam kitabında, Ebü'l Vefa'nın şu sözlerini nakletmektedir: " Mal, can emniyeti ve sıhhat olmadan yaşanılan hayat, hayat değildir. Bir kimse sana, söz ile üstün gelirse aldırma, yeter ki sükut ile galip gelmesin. Bir kimsenin seviyesine uygun olarak arkadaşlık et. Eğer sen cahile ilimle, laubaliye ciddiyetle muamele edersen, arkadaşına eziyet etmiş olursun. Halbuki sen, onlara sıkıntı vermekten uzaksın. Sözüne ancak ihtiyacı anında kıymet verenle sohbet etme. Hocanın hakkını gözetmemek ahlaka sığmaz. Düşük, karaktersiz kimselerle görüşüp konuşma! "

ESERLERİ

1- kitab'ül-Kamil: Trigonometri ve astronomiden bahseden meşhur eseridir. Birinci bölümde, yıldızların hareketinden önce bilinmesi gereken meseleler , ikinci kısmında yıldızların hareketlerinin incelenmesi, üçüncü kısımda yıldızların hareketlerine arız olan şeyler anlatılmaktadır. Eserin yazma bir nüshası Paris National Kütüphanesi'nde, 1138 numarada kayıtlıdır.
L.P .E.A. Sedilot tarafından, eser tercüme edilerek basılmıştır .

2- Ez-Ziyc'üs şamil: Ebu'l Vefa'nın astronomiden bahseden en önemli eseri budur. Ziyc-i şamil de denilen bu kitap, ince ve isabetli gözlemlerle dolu bir faaliyet abidesidir. Öyle ki, bu Ziyc (astronomi cetveli) Harizmi (780-850) ve Ferganalı Ahmed bin Kesir'in ziycleri gibi asırlar sonra bölüm bölüm D'Alembert (1717-1783) ve Laplace (1749-1827) gibi Batılı büyük matematikçi ve astronomların eserlerinde yer buldu.

3- Kitabün fi Amel-il-Mistarati vel-Pergar vel-Gunye,

4- Kitab ma Yahtacu İleyh-il-Küttab vel Ummal min İlm-il-Hisab,

5- Kitabun Fahirün bil Hisab,

6- Kitabun fi ilmi Hisab-il-musellesat-il-Küreviyye,

7- Kitabun fil-Felek,

8- Kitabun fil-Hendese,

9- Kitab'ül-Medhal ila Aritmetik,

10- Tefsir-üi-Harezmi fil Cebri vel-Mukabele.
Logged
SF MaJoR 'diyor Ki!
^~¿•¿..Küçükkén Daha MutLuydum Bén..
Nérdén Çıqtı Bu Büyüméq Durup Dururkén...¿•¿`~
SosyeteForum
Anahtar Kelime
*
Offline

Mesajlar: 14649


View Profile
Re: Türk Bilginleri
« Posted on: 07 Ekim 2008, 11:44:37 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Türk Bilginleri oyunları, Türk Bilginleri programı, Türk Bilginleri oyunu indir, Türk Bilginleri program yükle, Türk Bilginleri download, Türk Bilginleri hikayeleri, Türk Bilginleri resimleri, Türk Bilginleri haber, Türk Bilginleri yükle, Türk Bilginleri videosu, Türk Bilginleri msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
03 Mart 2008, 13:33:28
SF Üye Bilgileri
MaJoR

MaJöR
*
Yaş: 21
Nerden: Nefesin Tükendiği Yerden
Mesaj Sayısı: 14623
Açtığı Konular:6922



Ruh Halim:
Cinsiyet: Bay

SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
Beni Bana Sor

SF Aktiflik

SF Seviye

SF Karizma


Rep Gücü: 30000
Rep Puanı 2235454

İletişim
Üyelik Bilgileri WWW Online
« Yanıtla #16 :»

Fethin görünmez mimarı Akşemseddin Hazretleri

Akşemseddin; Hazret-i Ebûbekir'in evladından, Şihâbüddin Sühreverdi'nin torunudur. Babası Şeyh Hamza (Kurtboğan adıyla meşhurdur) âlim biridir ve oğlunu mükemmel yetiştirir. Mübarek, dudak uçuklatacak kadar zekidir. Hızlı ilerler ve genç yaşta müderris olur. Osmancık medreselerinde talebe okutur. Evet yörede hatırı sayılır bir âlimdir, ancak işin hâkikatına varmak ister. Bunun tek yolu vardır.Ledün ilminde mütehassıs bir velinin, huzurunda diz çökmek.

Arar, sorar, istihareye yatar. Zihninde iki isim berraklaşır. Bunlardan bir tanesi Hâlep'te ki Zeynüddin Hafi Hazretleridir. Diğeri Ankara'daki Hacı Bayram-ı Veli. Akşemseddin yakından başlar. Önce Ankara'ya gider. Ancak Hacı Bayram Hazretlerini kapı kapı teberrû toplarken görür ve yıkılır. Nedenini, niçinini sormaz bile, oracıktan döner, yürür Hâlep'e. Ancak yolda gördüğü rüyalarda, nasibinin Hacı Bayram elinden olduğu işaret edilir. Hatta zincirlerle çekilir ki, uyandığında izi vardır boynunda. Şaşkınlık ve pişmanlık içinde Ankara'ya döner. Yüce veliyi orak tırpan çalışırken bulur. Mübârek garibin birine yardım eder ki kan ter içindedir. Akşemseddin bin pişmandır, boyun büker... Ve kavuşur affa.

Hacı Bayram Hazretleri bu mütevazı talebesini çok sever, O'na hususi bir ihtimam gösterir. Akşemseddin ayrıca iyi bir hekimdir de. Pastör'den asırlar evvel hastalığa sebep olan mikropları ve karantinanın mantığını anlatır. Hatta o yıllarda seretan adıyla bilinen kanseri teşhis eder.

İstanbul'un kuşatıldığı günlerde Fatih Anadolu'daki âlimleri ordugâha davet eder. Hepsi mükemmel insanlardır, ancak Akşemseddin'le aralarında anlatılmaz bir muhabbet başlar. Nedendir bilinmez bu akça pakça veliyi görünce içi rahatlar. Tabiri caizse kanı kaynar.

İstanbul gibi bir şehri almak kolay değildir. Dev surlar, haçlı yardımları, derin hendekler, aşılmaz zincirler, Rum ateşi denen bela ve güçlü düşman. Bunlar bilinen şeylerdir ve Fatih herbirine tedbir düşünür.

YEMEĞİ İÇMEYİ UNUTUR
Ancak, bazı komutanlar (ki bir çoğu baba emanetidir) zafere inanmazlar. Açıktan açığa 'Bu devletin askerine, akçesine yazık değil mi canım?' derler, 'Maceranın sırası mı şimdi?'

Genç sultanı Bizansla boğuşmak değil, yanındakilerle uğraşmak yorar. Yemeyi içmeyi unutur, uykuyu dağıtır. Kendini fena yıpratır. Geceler boyu ağlar ki yastığı hiç kurumaz. Muhasara başlayalı 50 gün geçer, lâkin gözle görülür bir ilerleme yoktur . Rumlar yıkılan surları anında yapar, o acaib ateşleri ile zemini değil, suyu bile yakarlar. Fidan gibi yiğitler ardarda düşerler toprağa. Sultan Mehmed kalabalıklar içinde yalnızdır. Hatta zaman zaman kuşatmayı kaldırmayı düşünür.

Akşemseddin hazretleri onun zihninden geçenleri okur. 'Sakın ha!' der, 'Asla vazgeçme!' Zira o, müjdeyi Hızır Aleyhisselam'dan alır. Zaferden zerre kadar şüphesi yoktur. Şehir düşünce, Fatih derin bir nefes alır, büyük güç ve itibar kazanır. Genç sultanın şimdi tek arzusu vardır. Mihmandârı Resulullah Hâlid bin Zeyd'in kutlu kabrini bulmak.

Akşemseddin Hazretleri kuşatmanın sürdüğü sıralarda türbenin bulunduğu noktaya bir nur indiğini görür. Fatih'i o mahalle götürür. Kısa bir murakabenin ardından iki çınar dalını toprağa diker ve kendinden emin bir ifadeyle. 'Büyük sahabe bunların arasında yatıyor!' der. Ancak etraftan 'ne malum?' diyenler olur. Hatta birileri padişaha akıl öğretirler. 'Bu dalları başka bir yere diktir bakalım' derler, 'ihtiyar molla farkedebilecek mi?' Fatih denileni yapar, hatta ilk işaret edilen yer kaybolmasın diye mührünü gömdürür. Ama Akşemseddin dallara bakmaz bile, ertesi gün milimi milimine ilk gösterdiği noktaya yönelir. Hatta bir ara durur 'Sultanımızın mührü' der, 'Ne arıyor orada?'

Büyük veli bakar, bu mevzu çok tartışılacak, şüpheye mahal bırakmaz. 'Kazın!' buyururlar. Toprağın bir kulaç altından yeşil somaki bir taş çıkar. Üstünde kûfi harflerle 'Hâzâ kabri Halid bin Zeyd' yazılıdır. Kalabalık bir hoş olur. Derhal türbe ve mescid hazırlıklarına girişirler.

KAÇIŞ
Günler geçer, Fatih, Akşemseddin Hazretleri'ne sıkça gelip gitmeye başlar. Öyle ki devlet işleri oyuncak gelir gözüne. Sarayı, otağı bırakıp döşeği tekkeye sermeye niyetlenir. Nitekim bir gün 'Ne olur' der, 'Beni de dervişleriniz arasına alın.'

Akşemseddin, hani Fatih'e baba muamelesi yapan o gül yüzlü muallim birden ciddileşir, celalli bir edayla 'Hayır!' der, 'Osmanoğullarının dervişe değil, sultana ihtiyacı var!'
Ama Sultan Mehmed'i iyi tanır. Yine gelecek, hem bu kez ısrar edecektir. Buna fırsat vermez. Pılısını pırtısını toplamadan uzaklaşır İstanbul'dan. O yıllarda kuş uçmaz, kervan geçmez bir kuytu olan Taraklı'ya çekilir, sonra Göynük civarlarına yerleşir, kendi halinde talebe yetiştirir. Ama duaları Fatih'le birliktedir.

Göçemedin gitti yani...
Akşemseddin Hazretleri birgün oğlunu (4 yaşındaki Hamdi Çelebi) dizine oturtur. Minik yavru bülbül gibi Kur'an okur. Mübârek bir ara hanımına döner. 'Biliyor musun?' der, 'Aslında dünyanın mihneti, zahmeti çekilmez ama şuncağızın yetim kalmasına dayanamam. Yoksa çoktaaan göçerdim!'Hanımı omuz silker. 'Amaaan efendi' der, 'sen de göçemedin gitti yani.' Mübarek 'İyi öyleyse!' deyip kalkar. Göynüklülerle helalleşir ve mescide çekilir. Talebelerine'okuyun' buyururlar. Bir ara gözleri kapanır, yüzü aydınlanır. Kolları yana düşer ve berrak bir tebessüm oturur dudaklarına. Müridleri eve koşarlar'Başınız sağolsun.' derler, 'Efendi göçtü!'
Logged
SF MaJoR 'diyor Ki!
^~¿•¿..Küçükkén Daha MutLuydum Bén..
Nérdén Çıqtı Bu Büyüméq Durup Dururkén...¿•¿`~
07 Mart 2008, 21:45:26
SF Üye Bilgileri


Ruh Halim:
Cinsiyet: Bay

SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
SF Aktiflik

SF Seviye

SF Karizma


Rep Gücü: 0
Rep Puanı 0


İletişim
Üyelik Bilgileri E-Posta Offline

E-Posta
« Yanıtla #17 :»

paylastıgın ıcın saol kardeşim benim Artist
Logged
SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
   

 Logged
Anahtar Kelimeler: Türk Bilginleri  
Sayfa: 1 2
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
GoogleTagged

Gitmek istediğiniz yer:  

© SosyeteForum.net 2007-2008 Tüm Hakları Saklıdır!
SosyeteForum en iyi 1280x1024 ekran çözünürlügünde görüntülenir
|YouTube İndir|Rss Robot|Arşiv Evi|Sitemap |Sitemap 2 |xml|Arşiv |Arşiv 1| Wap | Wap2 | Wap Forum | XML |Sitemap XML | Rss| Urllist|Tags|Etiketler
SosyeteForum
SosyeteForum.net MevzuForum! Sizin Mevzunuz! TURKYORUMCU.COM LiseLife.Org AntikPaylasim SosyeteForum.net Sitemap KuzeyForum.Com CaDDe 7 AkyigiT Forum AntikPaylasim vBulletiner.com ödüllü seo yarışması ByExploit.com Ödev Listesi bedava sohbet >CaGriS.NeT< HazarHizmet swgrup MevzuForum! Sizin Mevzunuz! Türk Dünya Birligi