23 Kasım 2008, 12:40:32 *  SF AnaSayfam Yap  Sık Kullanılanlara Ekle

SF Duyurular

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı Adı:
Şifre:
SF Duyurular
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
SF Şiir Yarışmasını Kazananlar ; Duygusuz,alevguzeli, NaLiN,Gece Yolcusu,~avengerss~ 


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Sosyeteforum Sandığa Gidiyor! Sizce En Yakışıklısı Hangisi?



eXTReMe Tracker  
Ana Sayfa Flash Chat
Hızlı Arama
Takvim İstek Hattı Satranç Flash Oyunlar Giriş Yap Kayıt

SF Konu Bilgileri SF Kısayollar
Konu Basligi T-U-Ü ile başlayan isimler
Cevaplar 2
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 46
Önceki Önceki Konu

Sayfa: 1 Konuyu Okumuş Olanlar
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: T-U-Ü ile başlayan isimler  (Okunma Sayısı 46 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
12 Haziran 2008, 19:34:25
SF Üye Bilgileri
刀ムフo尺

MaJöR
*
Yaş: 22
Nerden: Nefesin Tükendiği Yerden
Mesaj Sayısı: 16998
Açtığı Konular :8414




Ruh Halim:
Cinsiyet: Bay

SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
Beni Bana Sor

SF Aktiflik

SF Seviye

SF Karizma


Rep Gücü: 30700
Rep Puanı 2285552

İletişim
Üyelik Bilgileri WWW Offline
« :»

T ile başlayan isimler

--------------------------------------------------------------------------------

TABDAN: (Fars.) Ka. Işıklı, parlak.
TABENDE: (Fars.) Ka. Parlayan, ışık veren
TABERİ: (Ar.) Er. Büyük İslâm tarihçilerinden biri.
TABİSTAN: (Fars.) Ka. Yaz.
TABİYE: (Ar.) Ka. Yerli yerine koyup hazırlama, düzenleme.
TABNAK: (Fars.) Ka. Parlak.
TACAL: (Tür.) Er. Üstün ol, baş ol.
TACAVER: (Fars.) Er. Padişah, hükümdar.
TACEDDİN: (Ar.) Er. Dinin tacı. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
TACISER: (Ar.) Ka. Baş tacı, en çok sevilen, sayılan.
TACt: (Ar.) Er. Taçla ilgili.
TACİK: (Fars.) Er. İran ve Türkistan'da yaşayan İran asıllı, Farsça konuşan halktan olan kimse.
TACİM: (Ar.) Er. Noktalama, noktalatma.
TACİR: (Ar.) Er. Ticareti meslek edinmiş olan.
TACİRE: (Ar.) Ka. (bkz. Tacir).
TAÇKIN: (Tür.) Er. Gurur.
TAÇNUR: (Ar.) Ka. Işıktan nurdan taç.
TAFDİL: (Fars.) Birini diğerinden üstün tutma. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TAFLAN: (Tür.) Gülgillerden kışın yaprağını dökmeyen bir bitki. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TAFRA: (Ar.) Er. 1. Yukarıya sıçrama, atlama. 2. Yukarıdan atıp tutma, gururlu davranış. 3. İlmiyyede rütbe, derece alma.
TAFTE: (Fars.) 1. Bükülmüş, katlanmış. 2. Yanmış, yanık. 3. Aydınlık, parlak. 4. Üzgün, ciğeri yanmış, aşık. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TAFTİN: (Ar.) Er. Akıl erdirme, anlama, tefhim.
TAĞALAP: (Tür.) Er. Dağ alp. Dağ gibi güçlü, gösterişli, heybetli yiğit.
TAĞAR: (Tür.) Er. Kapı, çanak, çömlek.
TAĞMAN: (Tür.) Er. Dağ gibi iriyan, gösterişli.
TAHA: (Ar.) Er. Kur'anı Kerim'in 20. suresi. Hz. Ömer'e müslüman olmadan önce okunan ilk sure. Hz. Ömer bu sureden etkilenmiş ve müslüman olmuştur.
TAHİR: (Ar.) Er. 1. Temiz, pak. 2. Türk musikisinde basit bir makam. 3. Her türlü günah ve ayıptan an olduğundan Rasulullah (s.a.s)'a bu isim verilmiştir.
TAHİRE: (Ar.) Ka. (bkz. Tahir).
TAHİYYE: (Ar.) Ka. 1. "Allah ömüı versin" demek. Selam verme, hayır dua etmek. 2. Mülk, malikiyyet.
TAHRİM: (Ar.) Er. 1. Haram kılma, kılınma. 2. Kur'ânı Kerim'in 66. sûresi.
TAHRİME: (Ar.) Ka. Namaza başlarken "Allahu ekber" deme.
TAHSİN: (Ar.) Er. Güzel bulma, beğenme. Aferin deme alkışlama.
TAKSİNE: (Ar.) Ka. (bkz. Tahsin).
TAKSİR: (Ar.) Er. Hasret bırakma, bırakılma. Hasret etme, edilme.
TAHUR: (Ar.) Er. Pek temiz, temizleyici.
TAHZİR: (Ar.) Er. Yeşil renk verme.
TAHZİRE: (Ar.) Ka. (bkz. Tahzir).
TAİB: (Ar.) Er. Tevbe eden. Günahlarından dolayı pişmanlık duyup Allah'tan af dileyen, müslüman. Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır. TAİBE: (Ar.) Ka. (bkz. Taib).
TÂİF: (Ar.) Er. Tavaf eden. Dönen, dolaşan.
TAİFE: (Ar.) Ka. Bölük, takım, güruh, fırka. Kavim, kabile. Tayfa.
TAİL: (Ar.) Er. Fayda, yarar.
TAİR: (Ar.) Er. Uçan, uçucu.
TAİRE: (Ar.) Ka. (bkz. Tair).
TAKAT: (Ar.) Er. Güç, kuvvet.
TAKDİR: (Ar.) Er. 1. Beğenme, değer verme. 2. Allah'ın isteği, Allah'ın yazdığı. İnsan için tesbit edilen hayat çizgisi.
TAKDİRE: (Ar.) Ka. (bkz. Takdir).
TAKİ: (Ar.) Er. Günahtan haramdan kaçınan, dinine bağlı.
TAKİYYUDDİN: (Ar.) Er. Dinde muttaki, Allah'tan hakkıyla korkan kişi.
TAKRİN: (Ar.) Er. Beraber bulundurma, yaklaştırma.
TAKRİNE: (Ar.) Ka. (bkz. Takrin).
TAKVA: (Ar.). Allah korkusuyla dinin yasak ettiği şeylerden çekinme. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TALAC: (Fars.) Er. 1. Ses, seda, çığlık. 2. Meşale. 3. Kavga.
TALAŞ: (Tür.) Er. 1. Yelin kaldırdığı toz. Fırtına, kasırga. 2. Can sıkıntısı. 3. Köşe. 4. Oğuzların 24 boyundan biri.
TALAT: (Ar.) Yüz, çehre. Yüz güzelliği. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TALAY: (Tür.) Er. 1. Deniz, büyük nehir, taloy. 2. Çok fazla.
TALAYER: (Tür.) Er. Deniz eri,
denizci.
TALAYHAN: (Tür.) Er. Denizlerin hakanı, hükümdarı.
TALAYKAN: (Tür.) Er. Denizci
kanı taşıyan.
TALAYKUT: (Tür.) Er. Kutsal deniz.
TALAYMAN: (Tür.) Er. Deniz adamı, denizci.
TALAZ: (Tür.) Er. Kasırga, fırtına.
TALHA: (Ar.) Er. 1. Zamk ağacı. 2. Talha b. Ubeydullah. İslam dinini kabul eden ilk 10 kişiden biri, cennetle müjdelenmiştir.
TALİ A: (Ar.) Ka. 1. Tulu eden, öncü. 2. Talih, şans, kısmet.
TALİB: (Ar.) Er. 1. Talep eden arayan, isteyen; istekli. 2. Alıcı müşteri.
3. Medrese talebesi, talebe. Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.
TALİBE: (Ar.) Ka. (bkz. Talib). TALİH: (Ar.) Er. Şans, talih, kader. TALİKA: (Ar.) Ka. (bkz. Talih).
TALİK: (Ar.) Er. 1. Güleryüzlü. 2. Düzgün söz söyleyen.
TALİYE: (Ar.) Ka. 1. Sonradan gelen, bir şeyin arkası sıra giden. İkinci derecede olan. 2. Kur'ân okuyan.
TALU: (Tür.). 1. Seçkin, seçilmiş, güzel. 2. İki kürek kemiği arası. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TALUY: (Tür.) Er. Deniz, okyanus, talay.
TALUT: (İbr.) Er. Bakara suresinde İsrailoğullan hükümdarlığına Allah tarafından tayin edilen ve az bir askerle Calut'un ordularını yok eden komutan.
TAMAY: (Tür.). Dolunay, ayın ondördü. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TAMER: (Tür.) Er. Nitelikli, saygın kişi.
TAMERK: (Tür.) Er. Güçlü, kuvvetli kimse.
TAMERKİN: (Tür.) Er. (bkz. Tamerk).
TAMKOÇ: (Tür.) Er. Koç gibi güçlü.
TAMKUT: (Tür.) Er. Çok mutlu, talihli kimse.
TAN: (Tür.) 1. Güneş doğmadan önceki alacakaranlık, şafak vakti. 2. Sabah, akşam esen serin esinti. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TANAÇAN: (Tür.) Er. Sabah alacakaranlık.
TANAK: (Tür.) Er. Garip, tuhaf, şaşırtıcı.
TANALP: (Tür.) Er. Aydın, bilge yiğit
TANALTAN: (Tür.) Er. Tan altan.
TAN ALT AY: (Tür.) Er. Tan altay.TANAY: (Tür.) Şafak ve ay. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TANAYDIN: (Tür.) Er. Aydınlık şafak.
TANBAY: (Tür.) Er. Tan bay. TANBEK: (Tür.) Er. Aydın bey.
TANBERK: (Tür.) Er. 1. Şafak çizgisi. 2. Parlayan şimşek..
TANBEY: (Tür.) Er. Şafak gibi aydınlık kimse.
TANBOLAT: (Tür.) Er. Tan renginde çelik.
TANCAN: (Tür.) Er. Önü aydınlık kimse.
TANDAN: (Tür.) Tan vaktinde doğan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TANDOĞAN: (Tür.) Er. Ağaran şafak.
TANDOĞDU: (Tür.) Er. Tan vakti doğan kimseye verilen isim.
TANDORUK: (Tür.) Er. Dorukların ilk ışıklarla aydınlanması.
TANEGÜL: (Tür.) Ka. Biricik gül.
TANER: (Tür.) Er. (bkz. Tan).
TANFER: (t.f.i.) Er. Tan vaktinin yan aydınlığı.
TANGÜN: (Tür.) Er. Şafakla başlayan aydınlık gün.
TANIN: (Tür.) Er. Herkesçe adın duyulsun, ünlen.
TANIR: (Tür.) Er. Anımsar, bilir. Bilip ayıran, seçen.
TANIRCAN: (Tür.) Er. Cana yakın. Çabuk tanışıp yaklaşan.
TANIRER: (Tür.) Er. (bkz. Tanırcan).
TANJU: (Tür.) Er. Türk hükümdarlarına Çinliler tarafından verilen unvan.
TANKAN: (Tür.) Er. Şafak gibi aydınlık, temiz soydan gelen.
TANKOÇ: (Tür.) Er. Tan koç.
TANKUT: (Tür.) Er. Kutlu, uğurlu sabah.
TANÖREN: (Tür.) Er. Şafakta çalışan. TANPINAR: (Tür.) Er. Tan pınar.
TANSAN: (Tür.) Er. Tan gibi aydınlık, temiz adı olan.
TANSEL: (Tür.) Ka. Tan sel.
TANSELİ: (Tür.) Ka. Tan seli.
TANSIK: (Tür.) Er. 1. İnsanın aklnının alamayacağı, şaşırtıcı, olağanüstü olayı mucize. 2. Özlem, hasret. 3. Değerli, kıymetli. 4. Tatlı, nefis.
TANSOY: (Tür.) Er. Şafak gibi aydınlık soyu olan.
TANSU: (Tür.) Şafağın aydınlattığı su. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TANUĞUR: (Tür.) Er. Uğurlu, mübarek sabah vakti.
TANVER: (Tür.) Er. Şafak gibi ışık saç, aydınlat.
TANYEL: (Tür.) Şafak vakti esen rüzgar. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TANYELİ: (Tür.) Tan vakti esen yel. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TANYERİ: (Tür.) Güneş doğmak üzereyken, ufukta hafifçe aydınlanan yer. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TANYILDIZ: (Tür.) Çoban yıldızı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TANYOL: (Tür.) Er. Şafak yolu, aydınlık yol.
TANYOLAÇ: (Tür.) Er. Aydınlığa götüren, yol açan.
TANZER: (Tür.) San, altın renginde tanyeri. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TAPGAÇ: (Tür.) Er. Ünlü. Aziz.
TAPIK: (Tür.) Er. 1. Saygı, hürmet. 2. İkram, hizmet.
TARA: (Fars.) Yıldız, necim. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TARAB: (Ar.) Sevinç, şenlik. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TARABENGİZ: (Fars.) Ka. Sevindirici, coşturucu.
TARAİF: (Ar.) Ka. Az bulunur, ince şeyler.
TARAN: (Tür.) Er. 1. Geniş alan. 2. İn. 3. Kuş ya da balık kümeleri.
TARANCI: (Tür.) Er. Rençper, çiftçi.
TARAVET: (Ar.) Ka. Güzellik, tazelik, genç.
TARDU: (Tür.) Armağan, hediye. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TARKAN: (Tür.) 1. Oğuzlarda demirci ve zanaatçı ustaları. 2. Esnaf temsilcileri. 3. Büyük toprak sahipleri, büyük tüccarlar. 4. Han ve komutan unvanı.
TARHUN: (Ar.) Hekimlikte kullanılan ıtırlı bir bitki. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÂRİK: (Ar.) Er. Sabah yıldızı, zühre, venüs, yol. Tarık b. Ziyad (Öl. Şam 720): Berberi asıllı İslam komutanı. Cebeli Tank'ı geçip İspanya'yı fethetti. İslam egemenliğini sağlayıp Endülüs İslam Devleti'nin kurulmasını sağladı.
TARIM: (Tür.) 1. Göllere, kumluklara dökülen çay kollan. 2. Verim almak için toprak üzerinde yapılan çalışmaların tümü. 3. (Uygurca'da) kadınlara verilen bir unvan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TARIMER: (Tür.) Er. Tarımla uğraşan kimse.
TARKAN: (Tür.) Er. 1. İslam'dan önce Türklerin kullandığı, vekil, vezir, bey gibi unvan. 2. Ayrıcalıklı, saygın kişi.
TARİM: (Fars.) Ka. 1. Çardak. Kubbe. 2. Gökyüzü.
TASVİR: (Ar.) Ka. 1. Betimleme. 2. Resim.
TAŞAN: (Tür.) Coşkulu, taşkın. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TAŞBOĞA: (Tür.) Er. Taş gibi sert, boğa gibi güçlü kimse.
TAŞCAN: (Tür.) Er. Taş gibi sağlam kimse.
TAŞDEMİR: (Tür.) Er. Taş ve demir gibi güçlü, sağlıklı.
TAŞEL: (Tür.) Er. Sağlam güçlü el. TAŞER: (Tür.) Er. Sağlam güçlü kimse.
TAŞGAN: (Tür.) Pınar, kaynak. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TAŞKAN: (Tür.) Er. Sağlam, güçlü soydan gelen.
TAŞKIN: (Tür.) Er. 1. Taşmış halde bulunan. Coşkun. Aşın. 2. Akarsuların yatağa sığmayacak miktarda su taşıması sırasında meydana gelen su yayılması olayı.
TAŞKINAY: (Tür.) (bkz. Taşkın). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TAŞKINER: (Tür.) Er. Coşkulu, coşkun kimse.
TAŞTEKİN: (Tür.) Er. Emin, dayanılır, sağlam kişi.
TATAR: (Tür.) 1. Bir Türk kavmi. 2. Posta sürücüsü. 3. Gül zambak gibi çiçeklerin açılmamış goncaları. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TATU: (Tür.) Barış, sulh. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TAVGAÇ: (Tür.) Er. Çekicilik, cazibe.
TAVİL: (Ar.) Er. 1. Uzun. Çok süren. 2. Aruzda bir ölçek.
TAYBARS: (Tür.) Er. Pars gibi güçlü tay (çocuk).
TAYBE: (Ar.) Medinei Münevvere. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TAYCAN: (Tür.) Er. Genç ve güçlü kimse.
TAYF: (Ar.) 1. Görüntü. 2. Bileşik bir ışık demetinin bir pirizmadan geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TAYFUN: (Tür.) Er. Büyük okyanus ve Çin Denizi'nde görülen şiddetli fırtına.
TAYFUR: (Ar.) Er. 1. Küçük bir kuş türü. 2. Tayfuriye tarikatını kuran Beyazıd Bestami Ebû Zeyd Tayfur'un adı.
TAYGAR: (Ar.) Er. Uçan uçucu. Gaza dönüşen.
TAYGUN: (Tür.) Er. Çocuk, torun.

TAYGUNER: (Tür.) Er. Erkek torun
TAYI: (Ar.) Er. Bir işi kendi isteğiyle yapan.
TAYKARA: (Tür.) Er. Esmer, karayağız çocuk.
TAYKOÇ: (Tür.) Er. Tay koç. TAYKURT: (Tür.) Er. Tay kurt.
TAYKUT: (Tür.) Er. Kutlu uğurlu çocuk.
TAYLAK: (Tür.) Er. 1. Yeni doğmuşat yavrusu. Biniye gelmiş iki yaşında at yavrusu. Deve yavrusu. 2. Yaramaz çocuk.
TAYLAN: (Tür.) 1. İnce, kibar, güzel, boylu boslu kimse. 2. Çok yağmur yağdığı halde işlenebilir toprak. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TAYMAN: (Tür.) Er. Genç, taze, toy kimse.
TAYMAZ: (Tür.) Er. Düşmeyen, kaymayan, dengeli kimse.
TAYUK: (Tür.) Er. İnce, kibar genç.
TAYYİB: (Ar.) Er. 1. İyi, hoş, güzel ala. 2. Helal, çok temiz. Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.
TAYYİBE: (Ar.) Ka. (bkz. Tayyib). TAZE: (Fars.) Ka. Körpe, genç.
TAZEGÜL: (Fars.) Ka. Yeni açan gül.
TAZİM: (Ar.) Er. Ululama, büyük sayma. Saygı gösterme, ikram etme.
TAZİME: (Ar.) Ka. (bkz. Tazim).
TEALİ: (Ar.) Er. Yükselme, ululanma.
TEBAR: (Fars.) Er. Soy.
TEBER: (Fars.) Er. Küçük balta. Dervişlerin kullandıkları uzun saplı küçük balta. Meşin kesmek için kullanılan araç.
TEBERHUN: (Fars.) Er. Kızıl söğüt, tarhun.
TEBESSÜM: (Ar.) Ka. Gülümseme.
TEBŞİRE: (Ar.) Ka. (bkz. Tebşir).
TECELLA: (Ar.) Ka. (bkz. Tecelli).
TECELLİ: (Ar.) Er. 1. Görünme, belirme. 2. Kader, talih. 3. Allah'ın lütfuna erişme.

TECEN: (Tür.) Mağrur, gururlu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TECER: (Tür.) 1. Becerikli. 2. İç Anadolu'da sıradağ. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TECİK: (Tür.) Er. Tutumlu, idareli tasarruflu.
TECİMEN: (Tür.) Er. Ticaret adamı, tüccar. 2. Tutumlu, idareli.
TECİMER: (Tür.) Er. Tüccar. TECMİL: (Ar.) Er. Süs, tezyin.
TEDÜ: (Tür.) Bilge, zeki, anlayışlı kimse. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TEFHİM: (Ar.) Er. Anlatma, bildirme.
TEHEMTEN: (Fars.) Er. İri yan, boylu boslu yiğit. Eski İran kahramanı Zaloğlu Rüstem'in lakabı.
TEHİYYE: (Ar.) Ka. 1. Selam. Selam verme. 2. Hayır dua etme. 3.. Beka. 4. Mülk, malikiyyet.
TEKALP: (Tür.) Er. Eşsiz, benzersiz yiğit.
TEKAY: (Tür.) Er. Eşsiz ay.
TEKCAN: (Tür.) Er. Çok değerli, eşsiz kimse.
TEKDOĞAN: (Tür.) Er. Eşsiz, benzersiz doğmuş olan.
TEKECAN: (Tür.) Er. 1. Mert, sözünde duran. Özü sağlam kimse. 2. Çayırlarda biten bir bitki.
TEKGÜL: (Tür.) Ka. Gül ailesi içinde benzeri olmayan güzellikte.
Yalnız gül.
TEKİN: (Tür.) Er. 1. Boş, ıssız. 2. Sakin, rahat, uslu. İçinde kötülük bulunmayan. 3. Tek, eşsiz. 4. Uyanık, tetikte. 5. Şehzade, prens. 6. Uğurlu.
TEKİNALP: (Tür.) Er. Tek ve eşsiz yiğit.
TEKİNAY: (Tür.) Er. Biricik ve hayırlı ay.
TEKİNDAĞ: (Tür.) Er. Uğurlu dağ.
TEKİNEL: (Tür.) Er. Hayırlı el.
TEKİNER: (Tür.) Er. Tek, eşsiz ve hayırlı kimse.
TEKİNSOY: (Tür.) Er. İyi soydan gelen kimse.
TEKMİL: (Ar.) Er. Kemale erdirme. Bitirme, bitirilme, tamamlanma, tamamlama. Tam, eksiksizce, bütün, hep.
TEKMİLE: (Ar.) Ka. (bkz. Tekmil).
TEKRİM: (Ar.) Er. Ululama, saygı gösterme.
TEKRİME: (Ar.) Ka. (bkz. Tekrim).
TEKSEN: (Tür.) Sen teksin, eşsizsin anlamında. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TEKSOY: (Tür.) Er. Eşsiz bir soydan gelen.
TELMİYE: (Ar.) Ka. 1. Parıldatma, renk renk yapma. 2. Dizeleri başka başka dillerde olan koşuk, manzume yapma.
TELVİN: (Ar.) Ka. Renk verme, boyama.
TEMAŞA: (Ar.) Ka. 1. Hoşlanarak bakma, seyretme. 2. Gezme, gezi.
TEMCİT: (Ar.) Er. 1. Ululama, ağırlama. 2. Sabah ezanından sonra okunan, Allah'ın ululuğunu anlatan dua.
TEMDİK: (Ar.) Er. Çok övme.
TEMDİHA: (Ar.) Ka. (bkz. Temdih).
TEMEL: (Yun.) Er. 1. Yapılardan toprak içinde kalan ve yapıya dayanak teşkil eden duvar ve taban kısımları, koyuk. Bu kısımların yapılması için açılan çukur. 2. Asıl, esas. 3. Dayanak. 4. Belli, başlı en mühim.
TEMENNA: (Ar.) Ka. El ile selam verme. (bkz. Temenni).
TEMENNİ: (Ar.) Ka. Dileme, istek, dilek.
TEMİM: (Ar.) Er. 1. Nazar boncuğu, nazarlık. 2. Beşinci Fatımî halifesi elAziz'in kardeşinin adı.
TEMİME: (Ar.) Ka. Nazar boncuğu, nazarlık.
TEMİRCAN: (Tür.) Er. Demir gibi sağlam kimse.
TEMİRHAN: (Tür.) Er. Demir gibi sağlam güçlü hükümdar. Timurhan.
TEMİRKUT: (Tür.) Er. Demir gibi güçlü ve uğurlu.
TEMİZALP: (Tür.) Er. 1. İyi ahlaklı kimse. 2. Temiz yapılı ve yiğit.
TEMİZCAN. (Tür.) Er. İçi temiz olan kimse.
TEMİZEL: (Tür.) Er. Dürüst kimse.
TEMİZER: (Tür.) Er. Dürüst kimse.
TEMİZHAN: (Tür.) Er. İyi vasıflı lider.
TEMİZKAL: (Tür.) Er. Her zaman doğru ve dürüst kal.
TEMİZKAN: (Tür.) Er. Temiz soydan gelen.
TEMİZÖZ: (Tür.) Er. Özü temiz, dürüst olan.
TEMİZSAN: (Tür.) Er. Doğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınan kimse.
TEMİZSOY: (Tür.) Er. Temiz ve dürüst soydan gelen.
TEMRE: (Ar.) Ka. Hurma.
TEMREN: (Tür.) Er. Ok, kargı gibi delici silahların ucundaki sivri demir.
TEMÜR: (Tür.) Er. Demir.
TENAY: (Tür.) Ka. Ay gibi beyaz, parlak tenli.
TENDUBAY: (Tür.) Er. Yiğit, cesur erkek.
TENDÜ: (Moğ.i.). Yiğit, cesur. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TENGİZ: (Tür.) Er. Deniz.
TENGİZALP: (Tür.) Er. Denizci yiğit.
TENNUR: (Tür.) Ka. Teni nur gibi aydınlık, berrak olan güzel.
TENŞİT: (Ar.) Er. Şenlendirme, keyiflendirme.
TENVİR: (Ar.) Er. Aydınlatma, ışıklandırma.
TENZİL: (Ar.) Er. İndirme, aşağı düşürme. Azar azar indirme (Kur'an'ın).
TENZİLE: (Ar.) Ka. (bkz. Tenzil).
TEOMAN: (Tür.) Er. Hun imparatoru Mete'nin babası.
TERAKKİ: (Ar.) Er. İlerleme, yükselme, gelişme.
TERCAN: (Tür.) 1. Genç, taze, delikanlı. 2. Kırmızı buğday. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TEREN: (Fars.) Ka. Kesteren denen gül.
TERİM: (Tür.) Bilim ve sanat kavramlarından birini anlatan sözcük. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TERLAN: (Tür.) Er. San renkli, büyük pençeli, kartala benzeyen bir kuş.
TESLİYE: (Ar.) Ka. Teselli verme, avutma.
TESMİ: (Ar.) Er. İşittirme, işittirilme, duyurma.

TESMİN: (Ar.) Er. 1. Sekizleme, sekize çıkarma. 2. Paha biçme, biçtirme.
TESNİM: (Ar.) Ka. Cennet suyu, cennetteki ırmaklardan birinin adı.
TESRİR: (Ar.) Sevindirme, sevindirilme. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TESRİYE: (Ar.) Ka. Sıkıntıyı, gamı, kederi yok etme.
TEŞCİ': (Ar.) Er. Yüreklendirme.
TEŞERRU: (Ar.) Şeriata göre davranma. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TEŞERRÜF: (Ar.). Şereflenme, şeref bulma. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TEŞNE: (Fars.) Er. Susamış. Çok istekli.
TEŞNEDİL: (Fars.) Ka. Can ve gö' nülden istekli.
TEŞRİFE: (Ar.) Ka. Şereflendirme, onurlandırma.
TETİKER: (Tür.) Er. Uyanık, çevik, becerikli kimse.
TEOMAN: (Tür.) Er. Oğuz Han'ın babası.
TEVEKKÜL: (Ar.) Er. Her şeyi Allah'a bırakarak, yargıya boyun eğme.
TEVFİK: (Ar.) Er. 1. Uydurma, uygun düşürme. 2. Başarıya ulaştırma. 3. Allah'ın yardımına kavuşma.
TEVFİKA: (Ar.) Ka. (bkz. Tevfık).
TEVHİD: (Ar.) Er. 1. Birkaç şeyi bir araya getirme. 2. Allah'ın birliğine inanma. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
TEVHİDDİN: (Ar.) Er. Dinin birliği, birleştiriciliği. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
TEVHİDE: (Ar.) Ka. (bkz. Tevhid).
TEVİL: (Ar.) Er. Durum, biçim. Süs.
TEVİLE: (Ar.) Ka. (bkz. Tevil).
TEYMİN: (Ar.) Er. "Uğurlu olsun" demek.
TEYMULLAH: (Ar.) Er. Allah'a hizmet eden, itaat eden.
TEZAL: (Tür.) Er. Çabuk ol.
TEZALP: (Tür.) Er. Çabuk, hızlı yiğit.
TEZAY: (Tür.) (bkz. Tezal). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TEZCAN: (Tür.) Telaşlı, heyecanlı, beklemeye dayanamayan, sabırsız. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TEZEHHÜR: (Ar.) Ka. Çiçeklenme.
TEZEL: (Tür.) Çabuk iş gören, becerikli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TEZER: (Tür.) Er. Çabuk hızlı, çevik kimse.
TEZEREN: (Tür.) Er. Çabuk ulaşan, erişen.
TEZKAN: (Tür.) Er. Kanı kaynayan, heyecanlı kimse.
TEZVEREN: (Tür.) Er. Duyarlı, reaksiyoner.
TINAL: (Tür.) Er. Soluk al, yaş***YaSaK KeLiMe*** sürdür.
TINAZ: (Tür.) Er. Ot ya da saman yığını.
TIRAZ: (Ar.) 1. İpek ve sırma ile işleme. Elbiselere nakışla yapılan süs. 2. Üslup, tutulan yol. 3. Döviz. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TİBET: (Tür.) Er. Çin'in batısında bağımsız bir bölge.
0TİCAN: (Ar.) Ka. Taçlar.
TİGİN: (Tür.) Er. (bkz. Tekin).
TİHAME: (Ar.) Mekkei Mükerreme. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TİLAL: (Ar.) Er. Tepeler.
TİLMAÇ: (Tür.) Er. Dilmaç, çevirmen.
TÎMUÇİN: (Tür.) Er. 1. Moğol imparatorluğunun kurucusu Cengiz'in asıl adı. 2. Katı, sağlam demir.
TİMUR: (Tür.) Er. 1. Demir. 2.
Türk Moğol imparatoru.
TİMURCAN: (Tür.) Er. Demir gibi sağlam ve güçlü.
TİMURHAN: (Tür.) Er. (bkz. Timur).

TİMURKAN: (Tür.) Er. Demir gibi güçlü soydan gelen.
TİMURÖZ: (Tür.) Er. Özü demir gibi güçlü ve sağlam olan.
TİMURTAŞ: (Tür.) Er. 1. Demir ve taş gibi güçlü ve sen olan. 2. Mardin Artuklular'ın 2. Emiri.
TİNER: (Tür.) Er. Sağlam, güçlü, canlı kimse.
TİNKUT: (Tür.) Er. Özü uğurlu, kutlu, şanslı kimse.
TİTİZ: (Tür.) 1. Çok dikkatli ve özenli davranan. 2. Prensiplerine aşın düşkün. 3. Huysuz, öfkeli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TOĞAN: (Tür.) Er. Doğan, şahin.
TOĞAY: (Tür.) Fundalık. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TOHUM: (Tür.) Kendisinden bitki üreyen tane. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TOKAL: (Tür.) Er. Erişkin, olgun.
TOKALAN: (Tür.) Er. Olgunlaşmış, erginleşmiş.
TOK ALP: (Tür.) Er. 1. Doymuş aç olmayan kimse. 2. Kalın ve gür sese sahip. 3. Kibirli.
TOKCAN: (Tür.) Er. Gönlü tok olan.
TOKDEMİR: (Tür.) Er. Sağlam demir.
TOKER: (Tür.) Er. Tok er.
TOKGÖZ: (Tür.) Er. Aç gözlü olmayan.
TOKHAN: (Tür.) Er. Tok han.
TOKKAN: (Tür.) Er. Cömert soylu.
TOKÖZ: (Tür.) Er. Cömert ve kerem sahibi.
TOKTAHAN: (Tür.) Er. Yerleşik yaşayan han.
TOKTAMIŞ: (Tür.) Er. Bir yere yerleşmiş, oturmuş (kimse). Dinmiş, sakinleşmiş.
TOKTAŞ: (Tür.) Er. Tok taş.
TOKTİMUR: (Tür.) Er. Tok timur.
TOKTUĞ: (Tür.) Er. Tok tuğ.
TOKUR: (Tür.) Er. Eski Türk erkek adlarından. , ,
TOKUŞ: (Tür.) Er. Savaş. '
TOKUŞHAN: (Tür.) Er. Savaşçı lider, hakan.
TOKUZ: (Tür.) Er. 1. Dokuz. 2. Kalın ve sık dokunmuş kumaş.
TOKUZER: (Tür.) Er. Dokuz er. Dayanışmacı, tutkun yiğit.
TOKUZTUĞ: (Tür.) Er. Dokuz tuğ.
TOKYAY: (Tür.) Er. Tok yay.
TOKYÜREK: (Tür.) Er. Yürekli, cesur.
TOKYÜZ: (Tür.) Er. Tok yüz.
TOLA: (Tür.) 1. Dolu, boş olmayan. 2. Keyif, neşe. 3. Güçlü korkusuz. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TOLA Y: (Tür.) Topluluk, cemiyet. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TOLGA: (Tür.) Er. Demir harp başlığı. Savaşçıların başlarına giydikleri
demir başlık. Miğfer.
TOLGAHAN: (Tür.) Er. Güçlü ve çevreli lider, han.
TOLGAN: (Tür.) Er. Dolanma, dolaşma.
TOLGAY: (Tür.) Er. Çevre, dolay.
TOLGUNAY: (Tür.) Er. Dolunay.
TOLUN: (Tür.) Er. Dolun, bedir, ayınondördü.
TOLUNAY: (Tür.) Ayın ondördü, mehtap, dolunay. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TOLUNBAY: (Tür.) Er. Birikimli, kişiliği gelişmiş.
TOMRİS: (Yun.) Ka. 1. Tarihte, Pers kralı II. Keyhüsrev'le savaşmış olan Massagetlerin ünlü kraliçesi. 2. Demir
TOMURCUK: (Tür.) Ka. Bitkinin üzerinde bulunan, çiçek ya da yaprak verecek olan filiz.
TONGAL: (Tür.) Er. 1. Zengin kimse. 2. Yaşlı erkek.
TONGAR: (Tür.) Er. 1. Büyük, güçlü. 2. Yaşlı.
TONGUÇ: (Tür.) Er. 1. En büyük çocuk. 2. Bir tür kuş, baykuş. ,_,„
TOPAY: (Tür.) Dolunay. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. a
TOPÇAM: (Tür.) Er. Top çam.
TOPÇAY: (Tür.) Topçay. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TOPDEMİR: (Tür.) Er. Top demir.
TOPEL: (Tür.) Er. Top el.
TOPER: (Tür.) Er. Top er.
TOPRAK: (Tür.) 1. Yerkabuğunun canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. 2. Ülke, memleket 3. İşlenmiş arazi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TOPUZ: (Tür.) Er. 1. Bir ucu top gibi olan silah. 2. Kısa boylu kimse. 3. Balyoz.
TOR: (Tür.) Er. 1. Toy, deneyimsiz. 2. Ürkek, çekingen, utangaç. 3. Mağrur, gururlu. 4. Fidan. 5. Toksöz. 6. Balık ağı.
TORALP: (Tür.) Er. Gururlu, yiğit.
TORAMAN: (Tür.) Er. Güçlü kuvvetli.
TORAN: (Tür.) Er. 1. Güçlü, kuvvetli, iri yan kimse. 2. Yiğit, kahraman.
TORCAN: (Tür.) Er. Çekingen, utangaç.
TORGAY: (Tür.) Er. Serçe, tarla kuşu.
TORBAN: (Tür.) Er. Gururlu hükümdar.
TORKAL: (Tür.) Er. Hep utangaç ve çekingen ol.
TORKAN: (Tür.) Er. Gururlu ve tok sözlü soydan gelen.
TORLAK: (Tür.) Er. 1. Güzel, genç, yakışıklı. 2. İyi gelişmiş ağaç fidanı.
TORUMTAY: (Tür.) Er. Yırtıcı bir kuş türü.
TOTUK: (Tür.) Er. Eski Türkler'de askeri vali.
TOYBOĞA: (Tür.) Er. Genç boğa.
TOYCAN: (Tür.) Er. Çok genç ve tecrübesiz.
TOYDEMİR: (Tür.) Er. Toy demir.
TOYDENİZ: (Tür.) Er. Toy deniz.
TOYGAR: (Tür.) Er. Tarla kuşu, turgay.
TOYGUN: (Tür.) Er. 1. Genç, delikanlı. 2. Çakırdoğan.
TOYKA: (Tür.) Er. Büyük, kalın sopa.
TOZAN: (Tür.) Er. 1. İnce toz tanesi. 2. Tozu çok olan yer. 3. Kar fırtınası.
TOZUN: (Tür.) Er. Soylu, asil. TÖKEL: (Tür.) Er. Çok.
TÖRE: (Tür.) 1. Eğitim, görgü, gelenek. 2. Soyluluk, asalet. 3. Eksiksiz, mükemmel. 4. Geline verilen armağan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. ~
TÖREGÜN: (Tür.) Er. Geleneksel, geleneğe uygun, gündemde.
TÖREHAN: (Tür.) Er. Görgülü er.
TÖREL: (Tür.) Er. Töreye uygun olan, töre ile ilgili.
TORUM: (Tür.) Yaratılış. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÖZ: (Tür.) Kök, asıl, cevher. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÖZÜM: (Tür.) Sabırlı, alçak gönüllü. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TRAJE: (Fars.) Ka. Gökkuşağı.
TUBA: (Ar.) Ka. 1. Kökü yukarıda, dallan aşağıda cennet ağacı. 2. En güzel, en iyi, hoş. 3. Baht, mutluluk, müjde. 4. Efdal olan. Kur'an'da Ra'd suresi 29. ayette zikredilmiştir.
TUFAN: (Ar.) Er. 1. Hz. Nuh zamanında Allah'ın kötülüğe sapmış İnsanları zalandırmak için gönderdiği bütün dünyayı su ile kaplayan yağmur. 2. Şiddetli yağmur ve sel.
TUFEYL: (Ar.) Er. Asalak, parazit. Sığıntı. İsim olarak kullanılmaz.
TUGAY: (Tür.) Er. İki alaydan oluşan askeri birlik, liva.
TUĞ: (Tür.) Er. Eskiden paşalara verilen at kılından yapılmış sorguç.
TUĞAL: (Tür.) Er. Sancaktar. Tuğ aşıyan.
TUĞALP: (Tür.) Er. Milli lider.
TUĞALTAN: (Tür.) Er. Tuğ altan.
TUĞALTAY: (Tür.) Er. Altay'a özgü, Altay simgesi.
TUĞBAY: (Tür.) Er. Eskiden tugay komutanlığı yapan albay.
TUĞCU: (Tür.) Er. At kılından yapılmış tuğlaları taşıyan kimse.
TUĞKAN: (Tür.) Er. Tuğ kan.
TUĞKUN: (Tür.) Er. İzinsiz yanına varılmayan varlıklı, saygın.
TUĞLU: (Tür.) Er. 1. Bayraklı, sancaklı. 2. Şımarık.
TUĞRA: (Tür.) Er. Osmanlı padişahlarının imza yerine kullandıkları özel biçimi olan simge. Mühür.
TUĞRUL: (Tür.) Er. 1. Ak doğan, çakırdoğan, yırtıcı kuşlardan bir kuş (Bin kez öldürür, bir tanesini yer). 2. Selçuklu Devleti'nin kurucusu, Tuğrul Bey.
TUĞSAN: (Tür.) Er. Tuğ san.
TUĞSAV: (Tür.) Er. Tuğ sav.
TUĞSAVAN: (Tür.) Er. Tuğ savan.
TUĞSAVAŞ: (Tür.) Er. Tuğ savaş.
TUĞSEL: (Tür.) Er. Tuğ sel.
TUĞSER: (Tür.) Er. Baştuğ.
TUĞTAŞI: (Tür.) Er. Tuğ taş.
TUĞTEKİN: b(Tür.) Er. 1. Biricik, uğurlu tuğ. 2. Büyük Selçuklu'ya bağlı Börüler Hanedanı'nm kurucusu.
TUĞYAN: (Ar.) 1. Coşma, taşma. İsyan. 2. Kur'an'da, Allah'a asi olanların yaptıkları eylemin adı. Tuğyancılann vasfedilişi de tağut kelimesiyledir. İsim olarak kullanmak uygun değildir.
TUHFE: (Ar.) Armağan, hediye. Hoşa giden, güzel şey. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TULÜ: (Ar.) Doğma, doğuş. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TULÜN: (Tür.) Er. Dolun.
TUNA: (Tür.) 1. Çok bol. 2. Yavru. 3. Görkemli, gösterişli. 4. Karaormanlardan doğan, Karadeniz'e dökülen, Avrupa'nın Volga'dan sonra en uzun ırmağı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TUNCA: (Tür.) Balkan Yanmadası'nda Meriç ırmağının kolu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TUNCAL: (Tür.) Er. Al renginde tunç.
TUNCALP: (Tür.) Er. Tunç gibi güçlü, kuvveüi yiğit.
TUNCAY: (Tür.) Tunç renginde ay. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TUNCEL: (Tür.) Er. Tunç gibi güçlü el.
TUNCER: (Tür.) Er. Tunç gibi güçlü kimse.
TUNÇ: (Tür.) Er. Bakır, çinko, kalay karışımı.
TUNÇAL: (Tür.) Er. Tunç al.
TUNÇALP: (Tür.) Er. Güçlü yiğit.
TUNÇARAL: (Tür.) Er. Tunç aral.
TUNÇASLAN: (T Er. Tunçaslan.
TUNCAY: (Tür.) Er. Tunç ay.
TUNÇBAY: (Tür.) Er. Tunç bay.
TUNÇBİLEK: (Tür.) Er. Tunç bilek.
TUNÇBOĞA: (Tür.) Er. Tunç gibi sağlam, boğa kadar güçlü.
TUNÇBÖRÜ: (Tür.) Er. Tunç gibi sağlam, kurt kadar güçlü.
TUNÇÇAĞ: (Tür.) Er. Tunç dönemi.
TUNÇDAĞ: (Tür.) Er. Tunçtan oluşan, dağ gibi güçlü.
TUNÇEL: (Tür.) Er. Tunç gibi güçlü el.
TUNÇER: (Tür.) Er. Tunç gibi güçlü kimse.
TUNÇHAN: (Tür.) Er. Tunç han.
TUNÇKAN: (Tür.) Er. Güçlü soydan gelen. Tunç kanından.
TUNÇKAYA: (Tür.) Er. Tunç kaya.
TUNÇKILIÇ: (Tür.) Er. Tunç kılıç.
TUNÇKOL: (Tür.) Er. Güçlü kuvvetli kimse.
TUNÇKURT: (Tür.) Er. Tunç kurt.
TUNÇÖVEN: (Tür.) Er. Tunç öven.
TUNÇSOY: (Tür.) Er. Kökü güçlü soydan gelen kimse.
TUNÇTÜRK: (Tür.) Er. Sağlam ve güçlü Türk.
TUR: (Ar.) Er. 1. Dağ. 2. Delikanlı genç. 3. Gelir, kazanç, verim. 4. Devir, dolaşma.
TURA: (Tür.) Er. 1. Tuğra. 2. Kalkan, siper. Turahan: Osmanlı komutanlarından.
TURAÇ: (Tür.) Keklik cinsinden eti yenir bir av kuşu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TURALP: (Tür.) Er. Genç, delikanlı yiğit.
TURAN: (Tür.) Er. Eski İranlılara göre Türk ülkesi. Bütün Türkler'in ve Turan kavimlerinin birleşmesiyle meydana gelecek devlet.
TURATEKİN: (Tür.) Er. Emin, zararsız ve koruyucu yiğit.
TURAY: (Tür.) Er. Tur ay.
TURBAY: (Tür.) Er. Tur bay.
TURCAN: (Tür.) Er. Genç, delikanlı.
TURFA: (Tür.) Ka. Az bulunur, nadir.
TURGAY: (Tür.) Er. Boz renkli, küçük ötücü, tarlalarda yuva yapan bir tür serçe, torgay.
TURGUT: (Tür.) Er. 1. Konut, oturulacak yer. 2. Ünlü Türk denizcisi Turgut Reis'in adı.
TURHAN: (Tür.) Er. Soylu ve seçkin kimse. Eski Türklerde vergi ödemeyen, hükümdar huzuruna izinsiz girebilen, saygın kimse. Turahan.
TÜRKAN: (Tür.) Er. Koruyucu, muhafız.
TURRE: (Ar.) Ka. Alın saçı, kıvırcık, saç lülesi. ,
TUTl: (Fars.) Ka. 1. Papağan türünden bir kuş. 2. Konuşmayı seven, konuşkan.
TUTKU: (Tür.) Güçlü istek ve coşku. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TUTKUN: (Tür.) 1. Bir şey ya da birine düşkün bağlı. 2. Bol, verimli. 3. Esir, tutsak. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TUTUN: (Tür.) Er. Ev, aile.
TUTUŞ: (Tür.) Er. Çekişme, tartışma. Savaş, mücadele.
TÜYAN: (Tür.) Er. 1. Semiz, şişman. 2. Zengin. 3. Kibirli, gururlu.
TUYGUN: (Tür.) Er. 1. Genç, güçlü. 2. Çılgın, şımarık. 3. Duygulu, hassas.
TUYUĞ: (Tür.) Şiir, şarkı, türkü. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TUZ: (Tür.) Er. Güzellik, şirinlik. TUZER: (Tür.) Er. Şirin delikanlı.
TÜBLEK: (Tür.) Soylu, asil. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÜKEL: (Tür.) Er. Tam, bütün, +mükemmel.
TÜKELALP: (Tür.) Er. Kusursuz yiğit.
TÜKELAY: (Tür.) Dolunay. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÜLAY: (Tür.) Ka. İncelikle, düşle ilgili.
TÜLEK: (Tür.) Er. 1. Kurnaz, açıkgöz, düzenci. 2. Efe. 3. Çok genç, delikanlı. 4. Zengin. 5. Saygın kimse. 6. Sakin, gururlu.
TÜLİN: (Tür.) Ka. 1. Ayın çevresinde oluşan dairesel hale. 2. Ayna.
TÜLÜN: (Tür.) Ka. Ay ağıl, hale. (bkz. Tülin).
TÜMAY: (Tür.) Dolunay. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÜMBAY: (Tür.) Er. Tüm bay.
TÜMCAN: (Tür.) Er. Tüm can.
TÜMEL: (Tür.) Er. Temel.
TÜMEN: (Tür.) Er. 1. On bin. 2. Pek çok. 3. Yığın, küme, sürü.
TÜMENBAY: (Tür.) Er. Tümen komutam onbin kişilik grubun lideri.
TÜMER: (Tür.) Er. Tam erkek, yiğit
TÜMERDEM: (Tür.) Er. Çok erdemli.
TÜMERK: (Tür.) Er. Güçlü, kuvvetli.
TÜMERKAN: (Tür.) Er. Yiğit kandan gelen.
TÜMERKİN: (Tür.) Er. Olgun.
TÜMKAN: (Tür.) Er. Kanlı, canlı, sağlıklı.
TÜMKURT: (Tür.) Er. Tüm kurt.
TÜMKUT: (Tür.) Er. Çok talihli, kuüu.
TÜN: (Tür.) Gece. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÜN AK: (Tür.) Işıklı, mehtaplı gece. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÜNAL: (Tür.) Tün al. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÜNAY: (Tür.) Tün ay. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÜNER: (Tür.) Er. Tün er.
TÜNEY: (Tür.) Er. Öğle güneşi alan yer. Güneş battıktan sonraki zaman. Güneşli yer.
TÜRABI: (Ar.) Er. Toprakla ilgili. Topraktan.
TÜRE: (Tür.) 1. Görenek, gelenek, töre. 2. Subay, komutan. 3. Hak ve hukuka uygunluk, adalet. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÜREGÜN: (Tür.) Er. Türe gün.
TÜREHAN: (Tür.) Er. Türe han.
TÜREK: (Tür.) Er. Tepelerin ortasındaki çıkıntı.
TÜREL: (Tür.) Er. Hukuksal, hukukla ilgili.
TÜRELİ: (Tür.) Güzel. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÜREMEN: (Tür.) Er. Yasa adamı, hukukçu.
TÜREV: (Tür.) Oluşan, ortaya çıkan, türeyen. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÜRKÂN: (Tür.) Ka. Saltanat ve idarede yönetime etki eden prenses.
TÜRKAY: (Tür.) Er. Ay gibi parlak, aydınlık Türk.
TÜRKCAN: (Tür.) Er. Sevilen Türk.
TÜRKDOĞAN: (Tür.) Er. Türk soyuna mensup.
TÜRKER: (Tür.) Er. Türk er.
TÜRKEŞ: (Tür.) Er. Oğuz yazıtlarında adı geçen bir kahramanın adı.
TÜRKMEN: (Tür.) Er. 1. Oğuzların bir kolu. Bu koldan olan. 2. Tam göçebe olmayan fakat mevsiminde yaylaya veya yazıya çıkan.
TÜRKOĞLU: (Tür.) Er. Türk oğlu.
TÜRKOL: (Tür.) Er. Türk ol.
TÜRKÖZ: (Tür.) Er. Özü, aslı Türk olan.
TÜRKSAN: (Tür.) Er. Adı duyulmuş, Türk gibi ünlü.
TÜRKŞEN: (Tür.) Er. Şen ve mutlu Türk anlamında.
TÜRKYILMAZ: (Tür.) Er. Direnişçi, sebat eden.
TÜRÜNK: (Tür.) Çalışan, etkin. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÜVÂN: (Fars.) Er. Güç, kuvvet,
TÜVANA: (Fars.) Ka. Güçlü.
TÜVANGER: (Fars.) Er. Zengin, mülk sahibi, varsıl.
TÜZEL: (Tür.) Adalet, hukuk. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÜZEMAN: (Tür.) Er. Adaletli kimse. Yasa adamı, hukukçu.
TÜZENUR: (Tür.) Ka. Tüze nur.
TÜZMEN: (Tür.) Er. Doğru, adil, güvenilir kimse.
TUZUN: (Tür.) Yumuşak huylu, sakin kimse, soylu, asil. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
TÜZÜNALP: (Tür.) Er. Yumuşak başlı, sakin, asil yiğit.
TÜZÜNER: (Tür.) Er. Tuzun er. *"
Logged
SF 刀ムフo尺 'diyor Ki!
^~¿•¿..Merak edilecek bir yanım yok, Sıradan biriyim. Bahsedilecek kadar özel, Bahsi edilmeyecek kadar eskiyim.  ¿•¿`~
SosyeteForum
Anahtar Kelime
*
Offline

Mesajlar: 17056


View Profile
Re: T-U-Ü ile başlayan isimler
« Posted on: 23 Kasım 2008, 12:40:32 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: T-U-Ü ile başlayan isimler oyunları, T-U-Ü ile başlayan isimler programı, T-U-Ü ile başlayan isimler oyunu indir, T-U-Ü ile başlayan isimler program yükle, T-U-Ü ile başlayan isimler download, T-U-Ü ile başlayan isimler hikayeleri, T-U-Ü ile başlayan isimler resimleri, T-U-Ü ile başlayan isimler haber, T-U-Ü ile başlayan isimler yükle, T-U-Ü ile başlayan isimler videosu, T-U-Ü ile başlayan isimler msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
12 Haziran 2008, 19:34:38
SF Üye Bilgileri
刀ムフo尺

MaJöR
*
Yaş: 22
Nerden: Nefesin Tükendiği Yerden
Mesaj Sayısı: 16998
Açtığı Konular :8414




Ruh Halim:
Cinsiyet: Bay

SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
Beni Bana Sor

SF Aktiflik

SF Seviye

SF Karizma


Rep Gücü: 30700
Rep Puanı 2285552

İletişim
Üyelik Bilgileri WWW Offline
« Yanıtla #1 :»

U ile başlayan isimler

--------------------------------------------------------------------------------

UBAB: (Ar.) Er. 1. Pek taşkın, coşkun. 2. Delice akan sel.
UBEYD: (Ar.) Er. (bkz. Ubeyde).
UBEYDE: (Ar.) Ka. Küçük köle, kölecik. Ashabın kullandığı isimlerdendir. Ubeyde b. El-Cerrah.
UBEYDULLAH: (Ar.)Er. Allah'ın kulu.
UCAER: (Tür.) Er. Değerli, yüce kimse.
UCATEKlN: (Tür.) Er. Yücelikte eşsiz kimse.
UÇANAY: (Tür.) Er. Ay gibi yüksek anlamında.
UÇANOK: (Tür.) Er. Hızlı, atak, yiğit.
UÇAR: (Tür.) Er. Uçan, uçucu.
UÇARER: (Tür.) Er. Uçar er.
UÇBAY: (Tür.) Er. Sınır beyi.
UÇBEYİ: (Tür.) Er. Selçuklu ve Osmanlılarda sınırlardaki askeri güçlerin kumandanlarına verilen ad.
UÇHAN: (Tür.) Er. Sınır şehir hanı.
UÇKAN: (Tür.) Er. Deli dolu, havai, toy.
UÇKUN: (Tür.) 1. Kıvılcım. 2. Pahalı, yüksek. 3. Uçan, çapkın. 4. Becerikli, eli tez. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UÇMA: (Tür.) Er. 1. Dağın karlarla örtülmüş dik yamacı.
UÇMAN: (Tür.) Er. Uçan uçucu.
UÇUK: (Tür.) Er. 1. Uçmuş, soluk renk. 2. Çökmüş yer, toprak. 3. İyi. 4. Sivri dağ tepesi.
UÇUR: (Tür.) Er. 1. Vakit, an, fırsat. 2. Mevsim.
UFKl: (Ar.) Er. Ufka ait, ufukla ilgili.
UFUK: (Ar.) 1. Düz arazide ya da açık denizde gökle yerin birleşir gibi göründüğü yer. 2. Anlayış, kavrayış, görüş, düşünce gücü. 3. Çevre, dolay.
Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UFUKTAN: (a.ü.) Er. Sabah aydınlığının ufukla birleştiği nokta.
UĞAN: (Tür.) Yüce, yüksek, güçlü.
Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UĞANBİKE: (Tür.) Ka. Uğan bike.
UĞRAŞ: (Tür.) Güçlük ve kötülükle uğraşma, mücadele. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UĞUR: (Tür.) 1. İyilik, şans, talih, baht. Fırsat, tesadüf. 2. Kimi olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan iyilik kaynağı. İslam'da bu tür düşüncelere itibar edilmez. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UĞURAL: (Tür.) Er. Uğur al.
UĞURALP: (Tür.) Er. Hayırlı yiğit.
UĞURATA: (Tür.) Er. Hayırlı ata.
UĞURAY: (Tür.) Uğurlu ay. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UĞURCAN: (Tür.) İyilikçi ve candan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UĞUREL: (Tür.) Er. Eli uğurlu olan.
UĞURHAN: (Tür.) Er. Hayırlı lider.
UĞURLU: (Tür.) Uğurlu olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutsal kutlu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UĞURLUBAY: (Tür.) Er. Uğurlu bay.
UĞURLUBEY: (Tür.) Er. Uğurlu bey.
UĞURSAL: (Tür.) Er. Uğurla ilgili, uğurlu.
UĞURSAN: (Tür.) Uğuruyla tanınmış olan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UĞURSAY: (Tür.) Er. Uğur say.
UĞURSEL: (Tür.) Uğur sel. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UĞURSOY: (Tür.) Uğurlu soydan gelen. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UĞURTAN: (Tür.) Er. Uğur tan.
UĞURTAY: (Tür.) Er. Uğurlu genç. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UĞUŞ: (Tür.) 1. Anlayış, zeka, bekleyiş. 2. Benzeyiş. 3. Soy, kabile, soysop. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UĞUZ: (Tür.) Er. Kutsal, mübarek. Saf, temiz.
UHRA: (Ar.) Başka, diğer. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UKAB: (Ar.) Er. 1. Karakuş, kartal, tavşancıl kuşu. 2. Hz. Muhammed'in (s.a.s) (bayrak) sancaklarından birinin adı. 3. Nesir burcu, kartal takım yıldızı.
UKBE: (Ar.) Er. Ashabın meşhurlarından: Ukbe b. Nafl.
UKDE: (Ar.) Er. 1. Düğüm. Zor, karışık, iş. 2. Bir gezegen yörüngesinin her iki ucu.
UKHUVAN: (Ar.) Ka. Papatya.
UKNUM: (Ar.) Er. 1. Asıl, temel. 2. Hıristiyanlıktaki teslis inancını meydana getiren üç unsurdan her biri.
UKUL: (Ar.)Er. Akıl, us.
UKUŞ: (Tür.) Er. (bkz. Uğuş).
ULA: (Ar.) 1. Birinci. 2. Şan ve şeref sahibi kimse Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ULAÇ: (Tür.) Er. Bağlayan, bağlayıcı. Sınır.
ULAÇHAN: (Tür.) Er. Sınır hanı.
ULAĞ: (Tür.) Er. Ulak.
ULAŞ: (Tür.) Amacına eriş, isteğine kavuş. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ULU: (Tür.) Er. 1. Erdemleri bakımından çok büyük, yüce. 2. Zengin, saygın.
ULUALP: (Tür.) Er. Çok erdemli, yüce yiğit.
ULUANT: (Tür.) Er. Kutsal, büyük yemin.
ULUBAŞ: (Tür.) Er. Yüce, saygın kimse.
ULUBAY: (Tür.) Er. Yüce, saygın,erdemli kişi.
ULUBEK: (Tür.) Er. Saygınlığı olan bey.
ULUBERK: (Tür.) Er. Saygın kişilikli yiğit..
ULUCAN: (Tür.) Er. Erdemli, saygın, yüce kişi.
ULUÇ: (Tür.) Er. 1. Selçuklular döneminde Türk beylerine verilen unvan. 2. Ünlü Türk denizcisi Uluç (Kılıç) Ali Paşa'nın adı.
ULUÇ AĞ: (Tür.) Er. Hayırlı, uğurlu dönem.
ULUÇAM: (Tür.) Er. Ulu çam.
ULUÇKAN: (Tür.) Er. Uluç kan.
ULUDAĞ: (Tür.) Er. Çok büyük, yüce dağ.
ULUDOĞAN: (Tür.) Er. Doğuştan yüce, uğurlu kimse.
ULUER: (Tür.) Er. Saygın, uğurlu, yüce kimse.
ULUERKAN: (Tür.) Er. Saygın, yüce, soylu kimse.
ULUĞ: (Tür.) Er. Ulu, büyük, saygın.
ULUHAN: (Tür.) Er. Büyük, saygın hükümdar.
ULUKAAN: (Tür.) Er. Büyük, saygın hükümdar.
ULUKAN: (Tür.) Er. Soylu yüce kandan gelen.
ULUKUT: (Tür.) Er. Çok uğurlu, kutlu kimse.
ULUM: (Tür.) Ululuk, haşmet, büyük gösteriş. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ULUMAN: (Tür.) Er. Ulu, yüksek, saygın kimse.
ULUMERİÇ: (Tür.) Er. Ulu Meriç”.
ULUN: (Tür.) 1. Büyük, ulu. 2. Temrensiz ok. 3. Buğday, arpa kökü. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ULUNAY: (Tür.) Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ULUÖZ: (Tür.) Er. Özü yüce, saygın kimse.
ULUS: (Tür.) 1. Millet, halk, insan topluluğu. 2. Göçebe. 3. Oba, aşiret, kavim. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ULUSAN: (Tür.) Er. Adı yüce tanınmış kimse.
ULUSOY: (Tür.) Er. Ulu, yüce, soylu.
ULUSU: (Tür.) Er. Yüce, kuüu su.
ULUŞAHİN: (Tür.) Er. Ulu şahin.
ULUSAN: (Tür.) Er. Yüce şanlı kimse.
ULUTAN: (Tür.) Er. Ulu tan.
ULUTAŞ: (Tür.) Er. Ulu taş.
ULUTAY: (Tür.) Er. Ulu tay.
ULUTEKİN: (Tür.) Er. Yüksek şahsiyetli ve sakin kişilikli.

ULVİ: (Ar.) Er. Yüksek, yüce, manevi yapısı ön plana çıkabilen.
ULVİYE: (Ar.) Ka. (bkz. Ulvi). UMA: (Tür.) Er. 1. Hediye, armağan. 2. Konuk, misafir.
UMAN: (Tür.) Er. Umudu olan, bekleyen, umutlu.
UMAR: (Tür.) Çare, çıkar yol. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UMA Y: (Tür.) 1. Orhun yazıtlarında geçen, çocukları ve hayvanları koruduğuna inanılan Tanrıça. 2. Devlet kuşu. İsim olarak kullanılmaz.
UMMAN: (Ar.) Ulu, büyük, engin deniz, okyanus. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜMRAN: (Ar.) 1. Bayındırlık, mamurluk. 2. Uygarlık, ilerleme, refah ve mutluluk. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UMUR: (Tür.) Görgü, bilgi, deneyim. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UMURAL: (Tür.) Er. Görgü, bilgi, deneyim kazan.
UMURALP: (Tür.) Er. Görgülü, bilgili, yiğit.
UMURBAY: (Tür.) Er. Görgülü,
bilgili, saygın kişi.
UMURBEY: (Tür.) Er. Görgülü, bilgili, kişi.
UMUT: (Tür.) Ummaktan doğan, güven duygusu, ümit. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UN AN: (Tür.) 1. Sadakat, bağlılık. 2. Hak. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UNAT: (Tür.) Doğru yolu tutan. Akıllı. Ergin. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UNGAN: (Tür.) Er. 1. Onmuş kişi, mutlu. 2. Yürekli, yiğit kişi.
UNSUR: (Ar.). Öğe, ilke, eleman. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
URAL: (Tür.) Er. Hazar denizine dökülen, ı inak ve sıradağ.
URALP: (Tür.) Er. Kentli yiğit. URALTAN: (Tür.) Er. Ur altan.
URALTAY: (Tür.) Er. Ur altay.
URAM: (Tür.) Er. Büyük, geniş yol.
URAN: (Tür.) Yetenekli, usta, becerikli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
URANDU: (Tür.) Er. 1. Seçkin, seçilmiş. 2. Hayırlı.
URANGU: (Tür.) Er. Savaşçı, savaşkan. . ...., T
URAZ: (Tür.) Er. Şans, talih.
URAZA: (Ar.)Er. 1. Hediye, armağan. 2. Konuğa çıkarılan yiyecek.
URGUN: (Tür.) Er. 1. Vurulan, vurulmuş. Vurgun, aşık. 2. Gizli.
URHAN: (Tür.) Er. Yüksek rütbeli han.
URKAN: (Tür.) Er. 1. Kale hendeği. 2. Şehir, kent. 3. Yüksek ve korunaklı yer.
URLUK: (Tür.) Er. Aile, soy sop. Tohum.
URUÇ: (Ar.) Yukan çıkma, yükselme, ağma. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
URUK: (Tür.) Er. 1. Tane, tohum. 2. Nesil, kuşa.
URUZ: (Tür.) Er. Hedef, amaç, gaye.
URVE: (Tür.) Kulp, sağlam. Urvetü'lVuska, sağlam kulp. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Sahabe adlanndandır: Urve b. ezZübeyr.
URZA: (Ar.) Hedef, amaç. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
USAL: (Tür.) Er. 1. Gamsız, kedersiz, keyfine düşkün. 2. Önemsiz.
USALAN: (Tür.) Er. Akıl alan, akıllı.
USALP: (Tür.) Er. Akıllı yiğit.
USARE: (Tür.) Ka. Özsu.
USBAY: (Tür.) Er. Akıllı, saygın kişi. • • >:.. •'—.•••.
USBERK: (Tür.) Er. Şimşek gibi parlak akıllı kimse.
USBEY: (Tür.) Er. Akıllı kişi. USER: (Tür.) Er. Akıllı kişi. J
USHAN: (Tür.) Er. Akıllı hükümdar. USKAN: (Tür.) Er. Akıllı soydan gelen.
USLU: (Tür.) Akıllı, zeki, uysal, sakin kimse. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
USLUER: (Tür.) Er. Akıllı, olgun
kişi.
USMAN: (Tür.) Er. Akıllı, zeki kimse.
USUM: (Tür.) Er. Akıllı.
USUN: (Tür.) Hüzün. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
USUNBİKE: (Tür.) Ka. Hüzünlü hanım.
UTARİD: (Ar.) Merkür. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Türk dil kuralına göre "dA" olarak kullanılır.
UTBE: (Ar.) Er. Meşhur sahabelerden bazılarının ismi.
UTKAN: (Tür.) Er. 1. Zafer kazanmış, muzaffer. 2. Şerefli, onurlu soydan gelen.
UTKU: (Tür.) Birçok emek ve tehlikelerden sonra ulaşılan, mutlu sonuç, zafer. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UTMAN: (Tür.) Er. Sereni, edepli, terbiyeli kimse.
UYAR: (Tür.) Er. 1. Uygun yerinde. 2. Boyun eğen, uysal, nazik kimse.
UYARALP: (Tür.) Er. Uysal, nazik yiğit.
UYAREL: (Tür.) Er. Uyar el.
UYGAN: (Tür.) Er. Uyumlu, uyan.
UYGAR: (Tür.) Kültürlü, eğitimli, görgülü, medeni. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UYGU: (Tür.) Uyum, uygunluk. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UYGUN: (Tür.) 1. Yakışır, yaraşır, elverişli, yararlı. 2. Oranlı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UYGUNEL: (Tür.) Er. Uygun el.
UYGUNER: (Tür.) Er. Uygun uyumlu, olumlu.
UYGUR: (Tür.) 1. Orta Asya'da büyük devlet ve uygarlık kurmuş, yazılı anıtlarla sanat yapıtları bırakmış olan bir Türk ulusu. 2. Uygar, medeni. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UYGURALP: (Tür.) Er. Uygar yiğit. Uygur'a mensup kişi.
UYSAL: (Tür.) Yumuşak başlı, uyumlu, boyun eğen. Terbiyeli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UYUN: (Ar.) Gözler. Pınarlar, kay naklar. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UZ: (Tür.) 1. İyi, güzel. Uygun, doğru. 2. Usta. 3. Temiz, dikkatli. Becerikli, akıllı, anlayışlı. 4. Yakın, içten. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UZALP: (Tür.) Er. İyi, temiz, akıllı, anlayışlı yiğit.
UZAY: (Tür.) Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UZBAY: (Tür.) Er. İyi, becerikli, temiz, akıllı ve saygın kişi.
UZCAN: (Tür.) Er. Uysal, uyumlu,
iyi insan.
UZEL: (Tür.) Usta, becerikli kişi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜZER: (Tür.) Er. Becerikli, akıllı kişi.
UZGÖREN: (Tür.) Er. Gerçeği önceden görebilen.
UZHAN: (Tür.) Er. Ülke ve halkına faydalı olan. «ı«i)l
UZKAN: (Tür.) Er. Erdemli soydan gelen.
UZLET: (Ar.) Er. Bir kenara çekilip toplum yaşayışından ayn kalma.
UZMA: (Ar.) Büyük, en büyük. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UZMAN: (Tür.) Belli bir iş ya da konuda bilgi, görüş ve becerisi olan kimse. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. ^.^
UZSAN: (Tür.) Er. Becerisi ve diğer iyi nitelikleriyle tanınan.
UZSOY: (Tür.) Er. İyi nitelikli soydan gelen.
UZTAN: (Tür.) Er. Uz tan.
UZTAŞ : (Tür.) Er. Uz taş.
UZTAV: (Tür.) Er. Uz tav. UZTAY: (Tür.) Er. Uz tay. UZTEKİN: (Tür.) Er. Uz tekin.
Logged
SF 刀ムフo尺 'diyor Ki!
^~¿•¿..Merak edilecek bir yanım yok, Sıradan biriyim. Bahsedilecek kadar özel, Bahsi edilmeyecek kadar eskiyim.  ¿•¿`~
12 Haziran 2008, 19:35:05
SF Üye Bilgileri
刀ムフo尺

MaJöR
*
Yaş: 22
Nerden: Nefesin Tükendiği Yerden
Mesaj Sayısı: 16998
Açtığı Konular :8414




Ruh Halim:
Cinsiyet: Bay

SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek! SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!
Beni Bana Sor

SF Aktiflik

SF Seviye

SF Karizma


Rep Gücü: 30700
Rep Puanı 2285552

İletişim
Üyelik Bilgileri WWW Offline
« Yanıtla #2 :»

Ü ile başlayan isimler

--------------------------------------------------------------------------------

ÜBAB: (Ar.) Er. Şiddetli, taşkın sel suyu.
ÜBABE: (Ar.) Ka. (bkz. Übab).
ÜBEY: (Ar.) Er. Sahabedendir. Übey b. Ka'b.
ÜBEYDULLAH: (Ar.) Er. Allah'ın kulu.
ÜBEYD: (Ar.) Er. Köle, kölecik, kul.
Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
ÜBEYDE: (Ar.) Ka. (bkz. Übeyd).
ÜBHET: (Ar.) Er. Büyüklük, ululuk.
ÜÇEL: (Tür.) 1. Yüce, yüksek. 2. Arka. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜÇER: (Tür.) Er. Üç er.
ÜÇGÜL: (Tür.) Ka. 1. Yaban yoncası. 2. Üç gül.
ÜÇOK: (Tür.) Er. Oğuz destanına göre sol kolda bulunan 12 Oğuz boyuna verilen ad.
ÜFTADE: (Fars.) Ka. 1. Düşmüş,
düşkün. 2. Aşık.
ÜFTADEGl: (Fars.) Er. Düşkünlük.
ÜGE: (Tür.) Ünlü, şöhretli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜKE: (Tür.) Onur, şeref. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜKSÜM: (Ar.) Ka. Çayın, çimeni çok güzel bahçe.
ÜLEZ: (Tür.) 1. Batmakta olan güneş. 2. Salgın. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜLFER: (Ar.) Büyük su, ırmak. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜLFET: (Ar.) 1. Alışma, kaynaşma. 2. Görüşme, konuşma. 3. Dostluk, arkadaşlık. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜLGEN: (Tür.) 1. Yüce, yüksek, ulu. 2. İyilik tanrısına verilen ad. İsim olarak kullanılmaz.

ÜLGENALP: (Tür.) Er. 1. Yüce, ulu, yiğit. 2. Ülgen alp.
ÜLGENER: (Tür.) Er. Yüce, ulu kimse. Ülgen er.
ÜLGER: (Tür.) Kumaş vb. şeylerdeki ince tüy. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜLGÜ: (Tür.) Er. 1. Yakışıklı kimse. 2. Pay, hisse. 3. Tutum, tavır.
ÜLKE: (Tür.) 1. Bir devletin egemenliği altında bulunan yerlerin tümü. 2. Yurt, vatan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜLKEM: (Tür.) Yurdum, vatanım. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜLKEN: (Tür.) Senin yurdun, senin vatanın. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜLKENUR: (Tür.) Yurdunu aydınlatan ışık. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜLKER: (Tür.) Boğa burcunda yedi yıldızdan biri. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜLKÜ: (Tür.) Amaç edinilen, ulaşılmak istenilen şey. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜLKÜM: (Tür.) Amacım, ulaşmak istediğim şey. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜLKÜMEN: (Tür.) Er. Ülküsü olan. bir ülküye bağlı olan kimse.
ÜLKÜSEL: (Tür.) Ülkü ile ilgili, ülkü niteliğinde. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜLMEN: (Tür.) Er. Denizci, deniz adamı.
ÜMERA: (Ar.) Er. Beyler, emirler.
ÜN AN: (Ar.) İnleme, nalan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜNSA: (Ar.) Ka. Kadın, kız, nisa.
ÜMİT: (Fars.) (bkz. Umut). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜMMET: (Ar.) Bir peygambere inananların hepsi. İslam dinine bağlı olanların hepsine verilen ad.
ÜMMİYE: (Ar.) Ka. Anneye ait, anneyle ilgili.
ÜMMÜHAN: (Ar.) Ka. Hükümdar anası.
ÜMNİYE: (Ar.) Ka. 1. Umut. 2. İstek, arzu. 3. Niyet.
ÜMRAN: (Tür.) (bkz. Ümran). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜNAL: (Tür.) 1. Adın duyulsun, tanın, ün kazan. 2. Ün al. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜNALAN: (Tür.) Er. Adı duyulmuş, ün kazanmış.
ÜNALDI: (Tür.) Er. Ün aldı.
ÜNALMIŞ: (Tür.) Er. Ün ve şan kazanmış.
ÜNALP: (Tür.) Er. Tanınmış, ünlü, yiğit.
ÜNAY: (Tür.) Ay gibi tanınmış, ünü parlak, şöhretli.
ÜNEK: (Tür.) Er. 1. Kahraman, yiğit. 2. Ünlü tanınmış.
ÜNER: (Tür.) Er. Tanınmış, ünlü yiğit.
ÜNGÖRMÜŞ: (Tür.) Er. Ün görmüş.
ÜNGÜN: (Tür.) Er. Ün gün. ÜNGÜR: (Tür.) Er. Mağara.
ÜNKAN: (Tür.) Er. Tanınmış soydan gelen, soylu kan.
ÜNLEM: (Tür.) Ses, seda, çağrı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜNLÜ: (Tür.) Tanınmış, adı duyulmuş şöhretli, şanlı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜNLÜER: (Tür.) Er. Tanınmış, ünlü kimse.
ÜNLÜOL: (Tür.) Er. Adın duyulsun, ün kazan.
ÜNLÜSOY: (Tür.) Er. Tanınmış soydan gelen.
ÜNSAÇ: (Tür.) Adın duyulsun, ünlen. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
UNSAL: (Tür.) Adın duyulsun. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜNSAN: (Tür.) (bkz. Unsal). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜNSEV: (Tür.) Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜNSEVEN: (Tür.) Ün seven. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜNSEVER: (Tür.) Ün sever. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜNSEVİN: (Tür.) Ün sevin. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜNSİ: (Ar.) Er. 1. Alışmış, sokulgan.
2. Arkadaş, dost.
ÜNSİYYE: (Ar.) Ka. (bkz. Ünsi).
ÜNÜVAR: (Tür.) 1. Ünü var. 2. Ünlü tanınmış. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜNVER: (Tür.) Ünlen, tanınmış ol, insan ol. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜNVERDİ: (Tür.) Er. Ün verdi. (bkz. Ünver).
ÜNVEREN: (Tür.) Er. Ün veren.
ÜNZİL: (Ar.) Er. Gönderilmiş, indirilmiş, inzal olunmuş.
ÜNZİLE: (Ar.) Ka. (bkz. Ünzil).
ÜRMEGÜL: (Tür.) Ka. Sarmaşık.
ÜRÜN: (Tür.) 1. Üretilen, yararlı şey, topraktan elde edilen. 2. Yapıt, eser. 3. Sık orman. 4. Çokluk, bolluk. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜRÜNAY: (Tür.) Ka. Ürün ay.
ÜRÜNDÜ: (Tür.) Er. Seçilmiş, seçkin.
ÜRÜNDÜBAY: (Tür.) Er. (bkz. Üründü).
ÜSGEN: (Tür.) Er. 1. Yüksek. 2. Gelişmiş.
USTAM: (Ar.) Er. 1. Altın veya gümüşten yapılmış at eyeri. 2. Emin, güvenilir.
ÜSTAY: (Tür.) Er. Ay gibi yüksek yüce.
ÜSTEK: (Tür.) Er. Yüksek, yüce.
ÜSTEL: (Tür.) Er. (bkz. Üstek).
ÜSTER: (Tür.) Er. Çok değerli kimse.
ÜSTÜN: (Tür.) 1. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. 2. Yenen, galip gelen. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÜSTÜNE AY: (Tür.) Er. 1. Üstün bay. 2. Seçkin, başarılı kimse.
ÜSTÜNDAĞ: (Tür.) Er. Üstün dağ.
ÜSTÜNER: (Tür.) Er. Üsten er.
ÜVEYS: (Ar.) Er. İsteyen, arzu eden.
ÜZER: (Tür.) Er. 1. Üst. 2. Kaymak. 3. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
ÜZEYİR: (Ar.) Er. Kur'anı Kerim'de adı geçen, peygamber olup olmadığı konusunda ihtilaflı görüşler bulunan kişi. Tevbe suresi 30. ayette ismi geçer.
ÜZÜM: (Tür.) Ka. Asmanın taze ya da kuru olarak yenen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.
Logged
SF 刀ムフo尺 'diyor Ki!
^~¿•¿..Merak edilecek bir yanım yok, Sıradan biriyim. Bahsedilecek kadar özel, Bahsi edilmeyecek kadar eskiyim.  ¿•¿`~
SosyeteForum.net - İsmi Forum İçi Gerçek!